8 Ocak 2012 Pazar

Mutluluğun Gizi



Bir tüccar ''mutluluğun gizi''ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış.
Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış.
Söz konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış.
Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yemeklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.
Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatlice dinlemiş bilge, ama ''Mutluluğun Gizi''ni açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş. ''Ama sizden bir ricada bulunacağım,'' diye eklemiş bilge. Delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş: ''Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz.''
Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.
''Güzel,'' demiş bilge, ''Peki yemek salonumdaki Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvanbaşının oluşturmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?
Utanan delikanlı hiç bir şey görmediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş.
''Öyleyse git, evrenimin harikalarını tanı,'' demiş ona bilge. ''Oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.''
İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.
''Peki, sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?'' diye sormuş bilge.
Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın döküldüğünü görmüş. ''Peki'' demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi:
''Sana verebileceğim tek bir öğüt var. Mutluluğun gizi, dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan...''

Sevgili Öcal beni mimlemiş.
Mimin konusu  karşındakini mutlu etmenin on yolu sizce nedir?
Çok derin ve güzel bir konu. Arkadaşıma teşekkür ediyorum ve sevgilerimi yolluyorum.

*Ben de birçok arkadaşım gibi önce kendi mutlu olmayan birinin başkasını mutlu edemeyeceğine inananlardanım.
*Ayrıca mutluluğun hep gülümsemekten ya da neşeden geçtiğine inanmıyorum. Bir aile aynı acı etrafında kenetlenmiş ve birlikte çözüm arıyorsa bana göre de bunu başarmak ta mutluluk.

*Sevdiceğimin mutlu olması için O’nun özellerine saygılı olmaya, beraber gülüp ağlamaya, ailece bir şeyler paylaşmaya özen göstererek.

*Kızlarımın mutlu olması için büyük kızımın çikolata tutkusu, küçük kızımın kabak tatlısı ve un kurabiyesi aşkını sürekli beslemek.

*Annem, babam, kardeşlerim ve yeğenlerimi güzel sofralarda birleştirerek mutlu anları çoğaltmak

*Dostlarımın acılarında ve sevinçlerinde çok iyi bir dinleyici olmak,.

*Bulunduğum ortamda sıkıntılı konuları ve özellikle hastalıkları asla konuşturmamak. Önceleri kızsalar da şimdilerde çok mutlular. (Hastalığın muhakkak her insanın başına geleceğini bilirim. Çözümünü bulmak ve onu yapmak gerektiğine de inanırım. Sürekli konuşmanın hastalığı çoğalttığını ve gereksiz yere hastalıklara davet olduğuna inanırım.)

*Sevdiklerimin sorunlarının çözümüne yardımcı olmak. Bunu kendim değil, kişinin kendisinin görüp bulmasına çalışırım. Sorunun odağından çıkarıp, çözümün ne kadar yakınında olduğunu ama sorunda odaklanıp kaldığı için göremediğini bilirim. Hepimiz sorunlarımız da böyle yapıyoruz çünkü. Bu başlı başına çok önemli bir konu bence.

*Sevdiklerime hediye almak. Özellikle kendi yaptıklarımı vermek . Hediye almanın da vermenin de insanı çok mutlu ettiğine inanırım.

*Bütün çocuklara aşığım. Tüm çocuklarla saatlerce oynayabilir ve onlarla mutfakta vakit geçirebilirim. Ailenin, akrabalarının tüm çocukları bize gelmekten çok mutlu olurlar. Tabu, Nesi var vs. gibi oyunları oynamak için günler düzenleriz.

*Sevginin her ortamı güzelleştireceğini en sıkıcı insanları bile iyileştireceğine inanırım. O nedenle hiç tanımadıklarıma bile gülümsemekten kendimi alamam.Bilirim ki (reklamlardan hatırlayacaksınız)bir gülümseme bir iyilik paylaşılarak çoğalacak ve yeniden beni bulacaktır.

Kendime ve aileme şunu her zaman söylerim. Bir gören var. Yaradan bizi yaratmışsa bir nedeni var. O nedenle bu zamanı boşa geçirmeden birbirimizi hiç incitmeden(insanın bu pek mümkün değil elbette ama en aza indirerek) geçirebilirsek bundan daha büyük mutluluk var mı?

18 yorum:

  1. ah benim Birgülüm ..

    bugün sadece sen konuş !
    Ben birşey eklemicem
    ne haddime canım benim..
    iyiki varsın

    keyifsin..
    ışıksın bana
    bize...
    teşekkürler..
    sevgiler..

    YanıtlaSil
  2. Yüreğine sağlık cevaplarda hikayede çok güzel hele bazı cevaplar varki beni anlatmışın sevgiler arkadaşım

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel ifade etmişsin gerçekten,hepsine katılıyorum,iyi haftalar,sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Bülbülcüm hiç bir şey yazmamış olsaydın bile bu şirin gifleri beni mutlu etmeye yeterdi, eline aklına sağlık, mutluluğun daim olsun:)

    YanıtlaSil
  5. ne güzel bir paylaşım cnaım.yüreğine sağlık.sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Ablacım mim cevaplarını zevkle okudum..
    İyi haftalar,çok öpüyorum.

    YanıtlaSil
  7. harika bir mim cevabı olmuş canım..
    yüreğine sağlık canım...
    hikayede çok hoştu...
    her daim mutlu olabilecek bir sebebimiz olmas dileği ile...
    sevgiler..
    :)

    YanıtlaSil
  8. Gözde Hobiler10 Ocak 2012 10:28

    Çok teşekkürler.Çok güzel anlatmışsınız.Hayata nereden nasıl baktığın çok önemli değilmi?
    SEVGİLER

    YanıtlaSil
  9. Kalbi güzel kendi güzel arkadaşım hayatının her anı her dakikası mutlulukla dolsun bitanem..

    YanıtlaSil
  10. Simyacı'dan aklımda kalan dizeler hep bunlar.Kitapta en çok benim de en çok bu kısım hoşuma gitmişti.Cevaplarda çok güzel.Sevgiler.Ben henüz bu mimi cevaplayamadım.Aklıma geldi şimdi.

    YanıtlaSil
  11. canım kısa kısa baktım notlara cok şırın olmus şirinlerle sevgıler mutluluk sende saklı kalsın

    YanıtlaSil
  12. AY BAYILDIM HELE RESIMLER DAHADA TATLI..............NE KADAR GERCEKCI IFADELER.

    TESEKKURLER:)))))))))))

    YanıtlaSil
  13. Harika bir paylaşım,şirinlerle daha da güzelleşmiş.
    Ben şöyle derim, vergicik ,sevgicik.
    Yani ne kadar çok verirseniz, o kadar sevgi görürsünüz . Herşeyin ödülü de bu dünyada. Özellikle yaşlılar ve çocuklarla daha çok ilgileneceğiz.
    sevgiyle kalın

    YanıtlaSil
  14. şirinlerin çok harika:)))
    kızım çok sever şirinleri:)
    bana da beklerim:))

    YanıtlaSil
  15. Ayy çook şirin sözler bunlar yüreğine sağlık canım. sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  16. Birgül abla nerelerdesin Ankara da sende mahsur kaldınmı evde ben bu hafta ne spora ne kızı baleye götürdüm yaptık yaptık yedik bakalım sonumuz ne olacak kızında okulu tatil oldu tabii ona pişince bizde faydalandık...bide ben sana sanırım uzun zamandır Serap abla dedim sen bozuntuya vermedin bende frekanslar karıştı kusura bakma ...sevgiler gel beklerim yeni tarifler var...

    YanıtlaSil
  17. biraz merak ettim desem birgülcüm ?

    YanıtlaSil
  18. Gelibolu17'nin düzenlediği
    "Çay,Kahve Bahane" etkinliğine 20 OCAK-6 ŞUBAT tarihleri arasında
    http://mutfakincisi.blogspot.com/ yani ben ev sahibeliği yapacağım...
    Bildiğiniz gibi çay kahve bahanedir çoğu zaman,dostlarla,arkadaşlarla,dertleşmek,görüşmek için.bir çoğumuz sevdiğimiz bir arkadaşımıza ziyarete giderken "hadi çayı koy" geliyorum diye gideriz,yada müsaitsen "sabah kahvesine geleceğim" deriz...
    Çünkü o sohbet muhabbet kuru kuruya olmaz,tamam tatlı dil güler yüzde gereklidir,hatta suratı sirke satan bir ev sahibi size bal baklavada ikram etse orda çok kalmak istemezsiniz öyle değilmi,ordan ayrılmak için sabırsızlanırsınız....
    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”
    Muhammed Mustafa (s.a.v)
    Ve yukarıdaki güzel hadis-i şerifi sizlerle paylaşıp,evlerinize gelen misafirlerinize,eşinize,çocuklarınıza,yada bu dünya hanesinde en güzel misafir benim deyipte kendiniz için hazırlamış olduğunuz birbirinden güzel tariflerinizi,ikramlarınızı sayfalarınızdan almaya geleceğiz :)
    Tariflerinize "çay,kahve bahane" etkinliği için Mutfak İncisi (Emine Kaya)'ne gönderiyorum yazıp bana haber verirseniz,büyük bir zevkle gelip tariflerinizi alıp
    http://mutfakincisi.blogspot.com adresimde yayınlayacağım :)
    Son olarak arkadaşlar,her zamanki gibi etkinliğimize herkes davetlidir,(lütfen davetiye götüremediğimiz arkadaşlarımız kırılmasınlar)

    YanıtlaSil

Nezaketiniz için teşekkür ederim