Hamurişleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamurişleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2016 Cuma

Çilekli Tart ve Çilekli Kup


Uzunca bir aradan sonra yeniden merhaba.
Yaşanan olaylar bizleri o kadar etkiliyor ki, yaşam isteğimiz bile kalmıyor. 
Yarın 23 Nisan, büyük önder Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği bu en güzel bu en güzel bayramda içime bir umut, bir yaşam isteği doluyor.
Bu günün çocuklarının yarının geleceği olduğunu biliyoruz, bu da umutlarımı artırıyor.Demokratik, laik cumhuriyete, kendi geleceklerine sahip çıkacaklarının umudunu hiç yitirmedim. Ülkem bu karanlık günlerden de aydınlığa çıkmayı başaracak.
Bu güzel bayrama yakışacak, bayrağımın renkleriyle uyumlu, güzel bir çilekli tart tarifini paylaşırken bu güzel bayramın çocuklarımıza kutlu olmasını ve sevginin evlerden hiç eksilmesini diliyorum. ( Krema arttığında, bardağa kek ya da bisküvi ekleyerek lezzetli bir tat daha elde edilebilir.)

Malzemeler
  • 2 adet yumurta
  • 2 kahve fincanı pudra şekeri
  • 1kahve fincanı süt
  • 2 kahve fincanı sıvı yağ
  • 5 kahve fincanı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • Bir tutam sevgi
Kreması
  • 4 su bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı margarin
  • 3 yemek kaşığı tepeleme un
  • 2 yemek kaşığı tepeleme buğday nişastası
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 adet vanilin
  • 1 adet yumurtanın sarısı,
  • 1 adet toz krem şanti
  • Üzerine
  • Çilek ya da istediğiniz meyve
Yapılışı
  • Yumurta ve pudra şekerini krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  • Süt, sıvıyağ, vanilini ekleyin ve çırpın.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu harmanlayın ve yavaş yavaş ekleyerek çırpın.
  • Yağlanmış tart kalıbına (içi düz olanlardan değil, kenarları hafif çukur olanlardan) hazırladığınız harcı boşaltın ve masanın üzerine birkaç kere hafifçe vurdurarak havasını çıkartın.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin. (Kekten daha çabuk pişiyor)
  • Bir kaba elenmiş unu, buğday nişastasını, toz şekeri, yumurta sarısını koyun ve iyice harmanlayın.
  • Sütü yavaş yavaş ekleyerek topaklanma kalmayana kadar sürekli karıştırın.
  • Ateşi yakın ve göz göz olana kadar sürekli karıştırın.
  • Altını kapatın.
  • Vanilini, margarini ve krem şantiyi ilave ederek karıştırın.
  • Ilınmış kekin ortasına kremayı dökün.
  • Üzerine kesilmiş çilekleri yerleştirin.
  • Buzdolabında dinlendirdikten sonra servis yapın.
  • Afiyet olsun

7 Mart 2016 Pazartesi

Fırında Pizza


Yeni hafta baharın güzellikleriyle geldi. 
Havalara da pek güvenilmiyor bu günlerde.Bir gün kar, ertesi gün güneş... Dilerim yalancı bahara inanıp tomurcuklaşan ağaçlar bundan zarar görmez.
Güneşin görünmesi bile benim için inanılmaz bir mutluluk. Yaşanan bunca olaylara rağmen içimde hep bir umut, hep bir beklenti oluyor. Bu güneş Ülkem için de ışıldar inşallah...!
Kızımın en sevdiği tatlardan biri olan pizzayı evde fırında yapmayı ve yediğinde ki mutluluğuna şahit olmayı da çok seviyorum.
Pizza tarifini sizlerle paylaşırken tüm güzelliklerin sizleri bulması dileğiyle.
Sevgiyle kalın.
Malzemeler
  • 1i5 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı ılık su
  • ½ paket yaş maya
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1,5 şeker kaşığı tuz
  • 1 su bardağından bir parmak eksik sıvıyağ
  • 8 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
Hamura sürmek için
  • Salça
  • Ketçap
  • Sıvıyağ
  • Kekik
Üzerine
  • Kaşar rendesi
  • Kırmız biber
  • Yeşilbiber
  • Sucuk
  • Mısır
  • Zeytin
Yapılışı
  • Ilık süt, su ve yaş mayayı bir kaba alın ve erimesini sağlayın.
  • Yoğurma kabına alın, sıvıyağı da ekleyin ve iyice karıştırın.
  • Elenmiş un(tamamını değil), toz şeker, tuzu harmanlayın. Yavaş yavaş ekleyerek hamuru yoğurun.
  • Hamur elinize yapışmayana kadar unu ekleyin ve iyice yoğurun.
  • Hamuru iki katı olana kadar üzerini kapatın ve bekletin.
  • İyice kabarmış olan hamuru havası çıkması için yeniden yoğurun ve ikiye bölün.
  • Masaya ve hamurun üzerine un serperek merdaneyle açın.
  • Büyük fırın tepsisini yağlayın ve hamuru buraya koyun.
  • Elinizi hafif yağlayarak hamuru tepsiye döşeyin.
  • Salçaya biraz ketçap kekik ve sıvıyağ ekleyerek iyice çırpın.
  • Yumurta fırçasıyla hamurun her tarafına sürün.
  • Biberleri, sucuğu ince ince doğrayın, kaşarı rendeleyin. Zeytinin çekirdeklerini çıkararak doğrayın.
  • Kaşar rendesini salçalı hamurun üzerine iyice yayın. Üzerine sucukları, biberleri, mısırı, zeytinleri döşeyin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

16 Aralık 2015 Çarşamba

Çiçek Poğaça


"500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.
Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.
5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.
Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.
Konuşmacı dedi ki: "Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur... Mutluluğun peşinden gitmek." ( Kitap Okuyanlar & Kitap Magazin )
Mutluluğu doğru yerlerde aramak dileğiyle,hepimize güzel günler diliyorum.
Çayı boş içemeyenlerden olan ben Kevserinmutfağından çiçek poğaça tarifini yaptım biraz oyalasa da görüntüsü çok hoşuma gitti. Paylaşımı için teşekkür ederim arkadaşıma.
  
Malzemeler:
  • 250 gr oda sıcaklığında tereyağı ya da margarin
  • 3/4  su bardağı ılık  süt,
  • 3/4 su bardağı ılık su,
  • 2 adet yumurta (birinin sarısı üzeri için ayrılacak),
  • 1 küçük paket instant (toz) maya,
  • 2 yemek kaşığı şeker,
  • 1,5 tatlı kaşığı tuz,
  • 7-8 su bardağı
  • Bir tutam sevgi
İçine
  • 250 gr beyaz peynir veya lor peyniri,
  • İnce kıyılmış maydanoz.
Yapılışı
  • Derin bir karıştırma kabına süt, su, şeker ve mayayı alarak karıştırın.
  • Margarini ve yumurtayı da ekleyip iyice karıştırın.
  • Elenmiş unu, tuzu  yavaş yavaş ekleyerek yoğurmaya başlayın.
  • Hamur ele yapışmayana kadar un ekleyin ve yoğurun.
  • Bir saat kadar hamuru dinlendirin.
  • Maydanozu kıyıp peynirle iyice karıştırın.
  • Kabaran hamuru tekrar yoğurun, içindeki hava çıksın.
  • Hamurdan cevizden biraz büyük bezeler koparın.
  • Bezeleri yuvarlayın elinizle bastırarak avuç içi genişliğinde açın ve ortalarına peynirli harçtan koyun.
  • Kenarlardan büzüştürerek ortasını kapatın ve ters çevirip elinizle bastırarak hafifçe genişletin.
  • Kenarlarından, ortasından ayrılmayacak şekilde, 6-7 yerden kesin ( fotoğraflarına bakabilirsiniz),
  • Kesilmiş parçaları yukarı doğru kıvırın.
  • Üzerinden bastırıp düzleştirin.
  • Fırın tepsisine yağlı kağıt serin ve poğaçaları dizip üzerlerine yumurta sarısı sürün.
  •  Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

29 Haziran 2015 Pazartesi

Kıymalı & Peynirli Pide



Yeni bir haftaya başlarken güzelliklerin, huzurun, sevginin yuvalarımızdan eksik olmamasını diliyorum.
Sevgili blog arkadaşım birincisin'in  paylaşımında gördüğüm pideyi denedim ve çok sevdik. Kıymalı sının tarifini paylaşırken arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.
Sevgiyle kalın. 

Malzemeler
  • 1 yumurta (sarısını üzerine sürmek için ayırın)
  • ½ çay bardağı sıvıyağ
  • 1 adet toz maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1,5 su bardağı ılık su
  • 4,5 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
Kıymalı harcı
  • ½ kilo kıyma
  • 1 – 2 adet soğan
  • 2 adet sivri biber
  • 1 adet büyük kırmız biber
  • Maydanoz
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kırmızıbiber
  • 3-4 domates 
Peynirli iç için
  • Beyaz peynir rendesi
  • 2 adet küp doğranmış domates( çekirdekleri koymayın )
  • 2 adet sivri biber
  • 2 adet kırmız biber
  • ½ çay bardağı sıvıyağ
  • Kekik
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kırmızıbiber 

Yapılışı
  • Ilık suyun içinde mayayı eritin ve kabın içine alın. Suyu, zeytinyağını, yumurta akını da ekleyin ve karıştırın.
  • Elenmiş unu da yavaş yavaş ekleyerek yoğurun. Yumuşak ve ele yapışmayana kadar yoğurmaya devam edin.
  • Hamurun üzerini kapatın ve mayalanması için bekleyin.
  • Bu arada pidenin içini hazırlamak için soğanları ve biberleri incecik doğrayın. Sıvıyağda kavurun.
  • Kıymayı ekleyin ve kavurun.
  • Küp şeklinde doğranmış domatesleri ekleyin ve hafif suyu kalana kadar pişirin.
  • İnce kıyılmış maydanozu ve baharatları ekleyin, bir iki çevirin ve altını kapatın
  • İki katına çıkan hamuru içindeki havanın çıkması için tekrar yoğurun ve hamurdan portakal büyüklüğünde bezeler alın ve un serperek açın.
  • Bezeleri uzunlamasına açın ve ortasına karışımı koyarak kenarlarından bir parmak kadar boşluk kalana kadar her yana yayın.
  • Boş kalan yanlarını malzemenin üzerine doğru kapatın ve fırça yardımıyla çırpılmış yumurta sarısını sürün.
  • Yağlı kâğıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Kremalı Şerit Poğaça

Güneşli ama bol yağmurlu Ankara ‘dan hepinize selam ve sevgiler. Ankara’ nın artık hava şartları tamamen kuzey ülkeleri gibi oldu. Asla güneşe aldanmıyoruz, yanımızdan şemsiyeleri ayırmıyoruz. Anında sudan çıkmış balığa dönmemiz mümkün. Yağmur demek bolluk, bereket demek ama keşke yağdığında yaz olduğunu hatırlasa, maalesef anında hava da soğuyor. Galiba buna da alışmamız gerekecek. Ama insanoğlu nelere alışmıyor ki.:)
Tarifini kevserinmutfagindan aldığım kremalı şerit poğaçaların görüntüsü ve lezzeti çok güzel. Sizlerle paylaşmak istiyorum.
Haftanın güzelliklerle gelmesi dileğiyle,
Sevgiyle kalın.
Malzemeler
  • 1 paket krema (200 ml.)
  • 2 adet yumurta
  • 3,5 su bardağı un
  • 1 adet kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı toz şeker
  • Bir tutam sevgi
İçine
  • Beyaz peyni
Üzerine
  • Yumurta sarısı
  • Susam
Yapılışı
  • Yumurtayı yoğurma kabına alın ve çatalla iyice çırpın.
  • Kremayı, tuz ve şekeri ekleyin, çırpın.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu harmanlayın, yavaş yavaş ekleyerek yoğurun.
  • Hamurdan istediğiniz büyüklükte parçalar koparın ve merdaneyle yuvarlak açın.
  • Alt kısmına ezilmiş peynirden koyun ve üst kısmını tamamen koparmadan aralıklarla çizikler atın.
  • Peynirin olduğu taraftan başlayarak rulo şeklinde sarın.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Üzerlerine yumurta sarısı sürün ve susam serpin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

28 Nisan 2015 Salı

Salçalı Çörek


İnanılmaz havalar yaşıyoruz. Bir gün uyanıyorum çok şükür bahar geldi diye şarkılar söylüyorum. Ertesi gün kışdan bile soğuk oluyor. Annemi yazlığa bırakmaya gittiğimizde kar yağışı eşliğinde gittik. Nisan da böyle bir şeyi yaşamak insanı ürkütüyor. Havalar kötü olduğunda hiçbir şey yapmak isteğim yok. Hep uyumak isteği m oluyor. Gündüz uykusunu da hiç sevmeyince çok sıkıntılı oluyor. Artık yaz gelsin. Güneş açsın,her yer yeşillensin. Nasıl da özledimm
Böyle zamanlar da en güzeli sevdiklerimi şımartmak galiba. Mutfağıma girip hamurla uğraşmak terapi gibi.
Salçalı çörek tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.Sevgiyle kalın..

Malzemeler
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 adet maden suyu
  • 1 adet toz maya
  • 2 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 7 su bardağı un
İçine
  • Salça
 Üzerine
  • Yumurta sarısı
Yapılışı
  • Tuz, toz şeker, maya ve maden suyunu bir kaba alın ve maya eriyene kadar bekletin.
  • Yoğurma kabına ılık sütü, sıvıyağı ve maden sulu karışımı ekleyin birbirleriyle iyice harmanlayın.
  • Yavaş yavaş elenmiş unu ekleyin ve yoğurun.
  • Ele yapışmayan bir hamur olduktan sonra sıcak bir yerde mayalanmak üzere kaldırın.
  • Mayası geldikten sonra merdane yardımıyla yuvarlaklar açın ve üzerine salçayı yumurta fırçasıyla sürün.
  • Ortadan ikiye kesin ve ince kenarından başlayarak rulo yapın.
  • Yarım saat fırın tepsisinde mayalanmasını bekleyin.
  • Üzerine yumurta sarısı sürün ve önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

24 Şubat 2014 Pazartesi

Patatesli Börek

Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
"Kimsin?"
"Hiç" demiş Hoca, "Hiç kimseyim."
...Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
"Sen kimsin?"
"Mutasarrıf" demiş adam kabara kabara.
"Sonra ne olacaksın?" diye sormuş Nasreddin Hoca.
"Herhalde vali olurum" diye cevaplamış adam.
"Daha sonra?" diye üstelemiş Hoca.
"Vezir" demiş adam.
"Daha daha sonra ne olacaksın?"
"Bir ihtimal sadrazam olabilirim."
"Peki, ondan sonra?"
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:
"Hiç."
"Daha niye kabarıyorsun be adam. Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:
"Hiçlik makamında!"

İnsanın kendisini bilmesi ve alçak gönüllük gibisi yoktur diye düşünüyorum. Yağmurun bereketiyle başlayan haftamızın güzelliklerle, bereketle ve neşeyle geçmesini dilerken patates böreği tarifi paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 3 - 4 adet yufka
  • 3 - 4 adet patates (haşlanmış)
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1/2 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 adet soğan
  • Tuz
  • Karabiber
  • Bir tutam sevgi
Sosu
  • 1,5 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağından biraz fazla sıvıyağ
  • 1 adet yumurta
  • Üzerine
  • 1 adet yumurta sarısı
  • susam
  • Çörek otu
Yapılışı
  • Patatesleri haşlayın ve rendeleyin.
  • Sıvıyağda yemeklik doğranmış soğanı kavurun.
  • Salçaları ekleyin kavurun.
  • Patatesleri ekleyin , tuz ve karabiberi ekleyin iyice kavurun.
  • Sosu hazırlamak için süt, sıvıyağ ve yumurtayı ayrı bir kapta iyice çırpın. Birinci yufkayı alın ve ikiye bölün.
  • Hazırlanan sosu yumurta fırçasıyla yufkanın her tarafına sürün.
  • Patatesli harçtan yufkanın uzun kenarına koyun ve çok sıkı olmayacak şekilde sarın Yağlanmış ya da fırın kağıdı serilmiş yuvarlak tepsiye (ben borcamın yuvarlağını kullanıyorum) ortasından başlayarak uzun çubuk halinde olan yufkayı bir kenarından tutarak kendi etrafında döndürerek sarın(gül böreği gibi)
  • Tepsinizin alacağı kadar yuf
  • kayı aynı işlemleri yaparak bitirin.
  • Kalan sosu fırçayla yufkaların üzerine sürün. Buzdolabında en az bir iki saat dinlendirin.
  • Pişireceğiniz zaman üzerine
  • yumurta sarısı sürün. Susam ya da çörek otu serpin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Pankek

"Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş. "Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş. Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı
"Olur" demiş çekine çekine.
Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
"Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna.
Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş... Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına. Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş. Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.
Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş.
Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?" Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.
"Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.
Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.
Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler.. "
Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş:
 "Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler. Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de, şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar. Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.
Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu.
"Asıl ders bu değil!" dedi baba.
Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları gösterdi.
"Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak... İkisinde de bir tat yok " Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşalttı. Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı.
"İçmek istersin herhalde" dedi.
Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü.
"Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur verici. Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi... Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar."

Haftamızın da kahve tadında ve kokusunda geçmesini diliyorum.
En sevdiğim tatlardan olan pankeki acemi şefin blogunda ki tarifini denedikten sonra işte budur dedim. Acemi şefe bir kere daha teşekkür ediyorum ve bu güzel tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 2,5 su bardağı un
  • 2  adet yumurta
  • 2,5 su bardağı buttermilk (sütü bir kaba koyup içine yarım limon suyunu sıkın ve 10 dk. bekletin)
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1 büyükçe bir çay kaşığı kabartma tozu
  • 2 çay kaşığı silme karbonat
  • 1 paket vanilya
  • 1/2 su bardağı  sıvıyağ
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Sütün içine limon suyunu ekleyin ve on dakika kesilmesi için bekleyin.
  • Yumurta ve toz şekeri iyice çırpın.
  • Sütü, sıvıyağı  ve vanilyayı ekleyin çırpın.
  • Elenmiş un,kabartma tozu, karbonatı harmanlayın. Sütlü karışıma ekleyin çırpın.
  • Hamuru 10 - 15 dakika buzdolabında dinlendirin.
  • Isıtılmış tavayı çok az yağlayın(diğerlerini kızartırken yağlamaya gerek yok).
  • Hamurdan bir kepçe alın ve ısıtılmış tavaya dökün. Tavayı sağa sola oynatarak yuvarlak şekil aldırın.
  • Hamur göz göz olunca (spatulayla hafifçe kenarından kaldırınca rahat kalkınca) ters tarafını çevirin.Diğer tarafını da kızartın.(Orta dereceli ateşte)
  • Afiyet olsun.

29 Kasım 2013 Cuma

3,2,1 Poğaça


Bu gün eşimin doğum günü sağlıkla, huzurla, neşeyle ve en önemlisi beraber geçireceğimiz bir yıl diliyorum.
Hemen hemen her blogda olan  3,2,1 poğaçasının benim blogumda da tarifinin olmasını istedim.
Hepimizin hafta sonunun çok güzel geçmesi dileğiyle.

Malzemeler
  • 2 adet kabartma tozu+1 çay kaşığı karbonat
  • 2 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 4.5 - 5 su bardağı un
  • Tuz
  • Bir tutam sevgi
Arasına
  • Peynir
  • Maydanoz
Üzerine
  • Galeta unu
Yapılışı
  • Sıvıyağı ve yoğurdu yoğurma kabına alın ve harmanlayın.
  • Elenmiş un, kabartma tozu, karbonat, ve tuzu ayrı bir yerde harmanlayın .
  • Yavaş yavaş kaba ekleyerek yoğurun.
  • Üzerini kapatın ve en az yarım saat dinlendirin.,
  • Hamuru yeniden yoğurarak havasını çıkartın, küçük bezleler alın ve yuvarlayın. Hamur elinize yapışırsa elinizi hafifçe yağlayın .
  • Peyniri ezin ve ince kıyılmış maydanozla karıştırın.
  • Yuvarladığınız bezenin ortasına peynir karışımını koyun ve yuvarlayın.
  • Galeta ununa batırın.
  • Tepsiyi yağlayın ye da yağlı kağıt serilmiş kağıt serin ve hamurları koyun.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

11 Kasım 2013 Pazartesi

Cevizli tuzlu kurabiye

Bir vakit, eski zamanların birinde hayattan pes etmiş bir adam varmış. Sıkıntılarına çare bulamaz olmuş. Hiç kimse onun derdine deva bulamamış. Köyün birindeki bir pir-i fani bu adama bir bilgeyi önermiş. “Biraz ters gibi görünür amma sana hayatının dersini verir. Âlimlerin yıllarca öğretemediğini kısa sürede öğretiverir.” demiş. Bizim adam koyulmuş yola. Az gitmiş uz gitmiş, nihayette bilgenin bulunduğu kasabaya ulaşmış. Sormuş soruşturmuş bilgenin evini bulmuş. Bilgenin yanına varmış. Önünde diz çökmüş. “Efendim! İçimde ve hayatımda öyle sıkıntılar var ki anlatamam.” demiş. Anlatamam demiş amma uzun uzadıya da anlatıvermiş. Bilge hiçbir şey demeden dinlemiş. Sonunda:
“Git bakkaldan iki tane yarım kiloluk tuz al da gel.” demiş. Derviş bilgenin niyetinin anlamamış. İçinden, “Ne alaka! Ben derdimi anlatıyorum bilgenin dediğine bak. Adamın kafası tuzda. Herhalde kendi işini gördürecek bana.” diye söylenmiş.
Söylenmiş söylenmesine de bakkala doğru yola koyulmayı da ihmal etmemiş. Tuzu alıp gelmiş sonunda. Birazcık hışımla bırakmış bilgenin önüne. Bilge önünde duran bir tas suyu göstererek
“Şimdi bu tuzlardan birini bu tasın içine boşalt ve karıştır.” demiş.
Adam denileni yapmış. İşin nereye varacağını merak ediyormuş doğrusu.
Bilge “Şimdi bu suyu iç.” deyince iyice öfkelenmiş.
Bilge ısrar etmiş, “Derdine çözüm bulmak istiyorsan iç, yoksa bırak git.” Diye sert çıkmış. Adam mecburen içmiş çorak suyu ama içmesiyle ağzından püskürtmesi bir olmuş.
“Nasıldı?” diye sorunca Bilge, “Nasıl olabilir ki, çorak tabi ki.” diye de cevap vermiş.
Bilge yüzünde hafif bir gülümseme ile “Beni takip et.” demiş. Koyulmuşlar yola. Varmışlar berrak bir göl kenarına.
Bilge “Şimdi diğer tuzu göle boşalt” demiş. Adam şaşkınlık içinde denileni yapmış. “Eğil ve gölden de su iç” diye devam etmiş bilge.
Biçare adam denileni yapmış. Eğilip gölden su içmiş. Bilge gülümseme ile “Bu suyun tadı nasıl peki?” diye sormuş.
Adam “Gayet güzel, sade ve leziz” diye cevap vermiş. Bunun üzerine bilge:
“Hayat da böyle evlat. Senin sıkıntıların da tuz misali. Zaman olur bu sıkıntıları azaltamazsın. Miktarını düşüremezsin. Sıkıntıyı çekmek zorunda kalırsın. Lakin yapabileceğin bir şey var: Duygularını, düşüncelerini geniş tutmak. Bakış pencereni genişletmek. Aynı tuz bir tas içinde sana sıkıntı verirken bir göl içinde etkisini bile gösteremez.”
Bazen biz sıkıntıları o kadar merkeze alırız ki, hayatımızın diğer alanlarını es geçeriz. Bir sineği gözüne yaklaştıran insan bir süre sonra sinekten başka bir şey göremez olur. Sanırım hayatta neye baktığımızdan ziyade nereden baktığımız önemli.
Siz nereden bakıyorsunuz hayata?


"Doğan CÜCELOĞLU'nun, Eğitimindeki Katılımcılarla bir konuşmasından alıntıdır."

Malzemeler
  • 1 adet yumuşak margarin
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 2 adet yumurta(Birinin sarısını ayırın)
  • 2 adet kabartma tozu
  • 1 şeker  kaşığı tuz
  • 1/2 çay kaşığı toz şeker
  • 6,5 su bardağı un
  • 1 su bardağı ceviz
  • Bir tutam sevgi
Üzerine
  • Yumurta sarısı
  • 1 şeker kaşığı sıvıyağı
Yapılışı
  • Margarini, sıvıyağı, yoğurdu, yumurtaları yoğurma kabına alın ve iyice yoğurun.
  • Elenmiş un, kabartma tozlarını ve toz şekeri harmanlayın ve yavaş yavaş ekleyerek yoğurun.
  • Kırılmış cevizleri ekleyerek yeniden yoğurun. İstediğiniz şekli verin.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin ve üzerine çırpılmış yumurta sürün.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Kuru Domatesli Cevizli Çörek


Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş. "Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş. Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı
"Olur" demiş çekine çekine. 
Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
"Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna.
Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş... Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına. Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş. Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.
Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş.
Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?" Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.
"Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.
Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.
Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler.. "
Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş: "Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler. Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de, şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar. Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.
Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu.
"Asıl ders bu değil!" dedi baba.
Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları gösterdi.
"Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak... İkisinde de bir tat yok " Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşalttı. Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı.
"İçmek istersin herhalde" dedi.
Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü.
"Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur verici. Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi... Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar."
Kahve taneleri gibi olabileceğiniz bir yaşam geçirmeniz dileğiyle…


Yaza geçerken evdeki kuruları bitirmek adına bloglardan değişik tarifler ararken hayranı olduğum sevgili hünerli bayanlar sitesinde kuru domatesli poğaça tarifini görünce hemen denedim ve ceviz ve kuru domates aşıklısı biri olarak çok beğendim. Tarif için çok teşekkür ederim arkadaşıma.

Yolu sevgiden geçen bir hafta dileğiyle.

Malzemeler
  • 250 gr. yumuşak margarin
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1/2 su bardağı fındık yağı
  • 1 adet yumurta akı  (sarısı üzerine)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 5 - 5,5 su bardağı un
  • 1 adet kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı mahlep (ben kullanmadım)
  • Bir tutam sevgi
İç Harcı
  • 20 - 25 adet kuru domates
  • 1 çay bardağı İri kırılmış ceviz
  • 2- 3 diş sarımsak (ben koymadım)
  • 2 - 3 yemek kaşığı fındık yağı
Üzerine
  • Yumurta sarısı
  • Susam ve çörek otu
Yapılışı
  • Kurutulmuş domateslerin üzerine sıcak su ekleyin ve en az yarım saat bekletin. Yumuşayınca küçük küçük doğrayın.
  • Cevizleri, domatesleri, zeytinyağını bir kapta harmanlayın, bekletin.
  • Yumuşak margarini ve zeytinyağını krema kıvamına gelene kadar çırpma teli ile karıştırın.
  • Yoğurdu ve yumurta akını da ekleyin, çırpmaya devam edin.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu yavaş yavaş ekleyerek yoğurun.
  • Buzdolabında hamuru ( streçe sarın) yarım saat bekletin.
  • Hamurdan istediğiniz büyüklükte bezeler koparın ve yuvarlayın. Ortasına domatesli karışımdan bir kaşık koyun ve büzerek kapatın. Yavaş hareketlerle delmeden yeniden yuvarlayın.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Yumurta sarısını fırçayla sürün . Üzerine susam ve çörek otu serpin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.




15 Mart 2013 Cuma

Patatesli Bazlama

Kızımın düğünü  yaklaştıkça koşuşturmalar da  artı. Günler bana yetmiyor ya da hızıma yetişemiyor diyeyim. Bu ara da havaların da bir soğuk bir sıcak olması nedeniyle hafif bir kırgınlığım var.Dün  üşüyorum diye sıcak su torbasını ayaklarımın altına koyduğum da torba patladı ve ayaklarım yandı. Anında soğuk suyun altında tuttum ve elmayı rendeleyip , yanan yerlerin üzerine koyup sürekli değiştirdik. Çok şükür daha iyiyim.Görünmez kaza diye buna deniyor galiba. Ya da bir önceki yazımda paylaştığım kıssadan hiç ders  almadığım dan da (yaşamı hızlıca yaşayıp ara sıra es vermek gerektiği) olabilir. Demek ki bir kaç gün ara vermeliyim her şeye. Bir şeyleri ihmal ettim galiba dedim.
Bugünüme şükür diyorum ve Cumanızın ve hafta sonunun çok güzel geçmesini diliyorum.

Patatesli (Nilgüncüm yine patatesli.:)) bazlama tarifimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1,5 su bardağı ılık su
  • 2 yumurta akı
  • 6 su bardağı un
  • 1 şeker kaşığı toz şeker
  • 1,5 şeker kaşığı tuz
  • 1 adet toz maya
  • Bir tutam sevgi
İçine
  • Haşlanmış patates
  • Kırmızı biber
  • Karabiber
  • Tuz
  • Üzerien
  • Yumurta sarısı(Sadece fırında pişen için)
Yapılışı
  • Sıvıyağı, suyu, yumurta aklarını hamur yoğurma kabında harmanlayın. Elenmiş un, maya tuz ve şekeri de ayrıca harmanlayın ve sıvı karışıma yavaş yavaş ekleyin, yoğurun.
  • İçini hazırlamak için haşlanmış patates ve baharatları harmanlayın.
  • Hamurdan bezeler alın  yuvarlayın , ortasını açın ve arasına patatesli karışımdan ekleyin . Kapatın ve yeniden açın.Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Mayalanması için bekletin.
  • Üzerine yumurta sarısı sürün.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Yarısını da teflon tavada pişirdim. Hiç yağ sürmeden iki tarafını da pişirdim.
  • Afiyet olsun.

11 Mart 2013 Pazartesi

Peynirli poğaça



"Genç bir Yönetici, yeni Jaguar'ı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir tas çarptı.

Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti. Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu: Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu?" Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi. "Lütfen amca, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim,bilemedim. Taşı attım, çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı."

Çocuk, gözlerinden süzülen yaşları elinin tersiyle silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti. "Abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum." Çocuğun simdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama sordu: "Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardim edebilir misiniz? Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır." Genç yönetici ne diyeceğini bilemez halde boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı. Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı.

Jaguar marka arabasına geri dönüsü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi. Arabanın yan kapısında taşın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiç bir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, su mesajı hiç unutmamak için sakladı: Hiç bir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin tas atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme. Tanrı ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen, onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize tas fırlatmak zorunda kalır.

Fısıltıyı dinle veya taşı bekle."

Haftaya başlarken güzellikleri ya da bize sunulanları kaçırmadan yaşabilmek dileğiyle güzel bir hafta dilerken,
Peynirli pağaça tarifimi  de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • Tuz
  • 1 adet toz maya
  • 6- 6,5 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi

İçine
  • Beyaz peynir
  • Maydanoz
Üzerine
  • 1 adet yumurta sarısı
  • Susam
  • Çörek otu

Yapılışı
  • Ilık süt, su, sıvıyağı, maya,toz şeker ve tuzu kabın içine alın ve harmanlayın.
  • Elenmiş unu ekleyin ve iyice yoğurun.
  • En az yarım saat hamuru dinlendirin.
  • Hamuru yeniden yoğurun, havası gitsin ve istediğiniz ebatta bezeler koparın.
  • Yuvarlayın ve ortasına peynir, maydanoz karışımını koyun. Bir kenarı diğerinin üzerine bastırın. D şeklinde.
  • Üzerine yumurta sarısı sürün ve susamla, çörek otu serpin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.