Kurabiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurabiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2015 Pazartesi

Çikolatalı Kurabiye

Günler öylesine hızlı ve telaşlı geçiyor ki , akışına yetişmekte zorlanıyorum.
Yeni haftanın ülkeme ve hepimize sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum.Hepimizin bunlara ihtiyacının çok olduğunu düşünüyorum.
Paylaşacağım kurabiye tarifi son zamanlarda en sevdiklerim arasında yer aldı. Tarifi aldığım Süheyla Mutfakta ' ya teşekkür ediyorum.
Keyifli haftalar dileğiyle.
Sevgiyle kalın.

Malzemeler

  • 125 gr yumuşak margarin
  • ½ çay bardağı sıvıyağı
  • 1,5 çay bardağı pudra şekeri
  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 1 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 2,5-3 su bardağı un
  • 1 tutam sevgi

Üzerine

  • 80 gr çikolata ( benmari usulü )
  • Hindistancevizi
  • Ceviz
  • Antepfıstığı

Yapılışı

  • Pudra şekeri, margarin, sıvıyağı ve yumurtayı iyice karıştırın.
  • Elenmiş un, kabartma tozo, nişastayı ayrı bir kapta harmanlayın ve yavaş yavaş ekleyerek yoğurun.
  • Hamuru streçe sarın ve 20 dk buzdolabında dinlendirin.
  • Dinlenen hamuru yeniden yoğurun, küçük bezeler alın ve uzun çubuklar yapıp istediğiniz şekilleri verin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.( Kısa sürede pişiyor, yanmamasına özen gösterin. )
  • Çikolatayı benmari usulü eritin. ( Isıya dayanıklı bir kabı yarısına kadar suyla doldurup kaynatın,çikolatayı başka bir kaba koyup bu kabı kaynayan kabın üzerine koyun. Çikolatanın içinde bulunduğu kabın alt kısmı kaynayan suya temas etmemeli, çikolata suyun buharıyla erimelidir. )
  • Ilımış kurabiyenin uç kısmını önce çikolataya daha sonra da Hindistancevizi ya da Antepfıstığına bulayın.
  • Afiyet olsun.

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Şeker Hamurlu Mickey Mause Kurabiye

 
Ramazanı yaşamanın mutluluğu ve huzuruyla bayramın gelmesine bir gün kaldı. Dilerim gelecek yılda yeniden sağlıkla ve keyifle Ramazanı yaşamak nasip olsun.

Bayram her zaman bana mutluluk ve heyecan vermiştir. Ailemle ve sevdiklerimle buluşma zamanı. Kısmetse Eylüle kadar yazlıkta olacağız. İnsan bir şeyi gerçekten sever ve isterse gittiği yerde de aynı mutluluğu yaşamak mümkün. Yazlıkta tüm akrabalarım, ailem ve sevdiklerimle bayramın tüm güzelliğini yaşayabiliyoruz.

Bir prensesin doğum gününü kutladık ve onun isteği üzerine hazırladığımız her şey Mickey Mouse modeliydi.
Kurabiyelerini zevkle yaptım ve konuklarımıza dağıttık. Kurabiye tarifini  sevgili Vanilins'in bloğundan aldım. Arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.
Kurabiyelerin hepsini şeker hamuruyla kaplamadım, birazını da erimiş çikolataya batırdım. Çok sevildi. Prensesin doğum gününü yeniden kutluyor ve keyifli bir yıl diliyorum.

Şimdiden hepinizin bayramını sevgiyle kutluyorum. Neşeli , keyifli bir bayram ve Eylül de görüşebilmeyi diliyorum.
SEVGİYLE KALIN.

 Malzemeler
  • 150 gr. Tereyağı ya da margarin  (oda ısısında)
  • 375 gr. Un (3 su bardağına yakın ekledim)
  • 150 gr. Toz şeker (3/4 su bardağı ekledim)
  • 1 adet yumurta
  • 37 gr. Süt ( 3 Yemek kaşığı ekledim)
  • 9 gr. Kabartma tozu ( 1 adet ekledim)
  • Bir tutam sevgi
    Üzerine
  • Fırçayla süt
  • Pembe ve beyaz şeker hamuru
Yapılışı
  • Yumuşak margarin ve şekeri iyice yoğurun.
  • Yumurta ve sütü ekleyin, yeniden yoğurun.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu harmanlayın ve yavaş yavaş ekleyerek yoğurun.
  • Hamuru strece sarın ve biraz dinlendirin.
  • Dinlenen hamuru yeniden yoğurun, merdane yardımıyla ince olmayacak şekilde açın.
  • Kalıbınızla kesin.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin. Üzerlerine fırça yardımıyla süt sürün.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin. Çabuk pişiyor dikkatli olun üzeri beyaz kalsın.
  • Şeker hamurunu nişasta ya da pudra şekeri ile açın. (sadece alt tarafına gelsin. Üst tarafına dökmeyin.)
  • Hamuru kestiğiniz kalıpla şeker hamurunu kesin ve suyla (fırça yardımıyla)ıslatarak kurabiyeye yapıştırın.(Pembe rengi)
  • Beyaz şeker hamurunu nişasta yardımıyla açın ve kalıptan çıkan suratla şeker hamurunu fazla bastırmadan şekli çıkarın.
  • Bıçak yardımıyla kenarlarını kesin (biraz oyalayıcı) ve suyla ıslatarak pembe şeker hamurunun üzerine yerleştirin.(yüzünün geleceği yere.)
  • Gözleri için isterseniz siyah şeker hamurundan küçük yuvarlaklar kesin yapıştırın ya da benim gibi gıda kalemiyle boyayın.
  • Keyifli günler.

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Tahinli Kurabiye


Ramazanın  bitmesine birkaç gün kaldı ve Kadir gecesine ulaştık çok şükür.Bu güzel günde hepimizin dualarının ve tövbelerinin kabul edilmesini dilerim
Eğer sizlerde benim gibi çayını boş içemeyenlerdenseniz tahinli kurabiyenin çayın yanına yakıştığını söyleyebilirim.
Haftanın hepinize güzellikler getirmesi dileğiyle sevgiyle kalın.

 Malzemeler
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı tahin
  • 4 su bardağı un
  • 1 su bardağı ceviz ya da fındık
  • 1 adet kabartma tozu
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Toz şekeri, sıvıyağı ve tahini kaba alın ve iyice karıştırın.
  • Elenmiş unla, kabartma tozunu harmanlayın ve karışıma ekleyerek  yoğurun.
  • Cevizi de ekleyerek yoğurun.
  • Hamuru streçe sarın ve yarım saat buzdolabında dinlendirin.
  • Dinlenen hamuru yeniden yoğurun ve ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak yuvarlayın.
  • Yağlı kâğıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin. (Diğer kurabiyelerden daha geç pişiyor. Kontrol edin.)
  • Afiyet olsun

22 Ekim 2014 Çarşamba

Kavala Kurabiyesi & Ödül

Ekim ayının sonuna gelirken havalar artık iyice soğudu. Bu sene sanki pastırma yazını da Ankara da göremedik. Ekim ayında ağaçlarda kalan yapraklarının muhteşem renkleri, yerlerde oraya buraya  savrulan yapraklar, rüzgarın sesi, soğuktan üşüyerek koşuşan insanlarda hep bir hüzün bulurum . Dışarıya çıkmaktansa camdan yağan yağmuru seyretmek beni hep etkiler. Yaşanan olaylarla da tavan yapan bu hüzün durumumun en kısa zaman da düzelmesini kendim ve ülkem adına diliyorum.
 Kavala kurabiyesi, yerken kendimi durduramadığım bir tat. Sizlerle bu tarifimi paylaşmak istiyorum. Sevgiyle kalın.

Malzemeler
  • 1 paket yumuşak margarin
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 su bardağı tuzsuz badem
  • 4 – 5 su bardağı un
  • 1 paket vanilin
  • ½  paket kabartma tozu
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Tuzsuz bademleri hafif taneli kalacak şekilde robottan çekin. Tavada kokusu gelene kadar kavurun. Bademleri soğumaya bırakın ve bu arada hamuru hazırlayın.
  • Margarini, sıvıyağı ve pudra şekerini iyice yoğurun.
  • Elenmiş un, vanilin, kabartma tozunu da az az ekleyerek yoğurun.
  • Hamur kıvama gelmeye başlayınca bademleri ekleyin ve iyice yoğurun.
  • Hamuru biraz dinlendirin ve merdaneyle bir santim kalınlığında açın.
  • Çay bardağının ağzıyla yarım ay şeklinde kesin.Bardağın yarısından fazlasını hamurun üzerine getirerek  şekil verin.( Ya da kurabiye kalıbıyla)
  • Unlanmış ya da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • 180 derece fırında 15 dakika pişirin. Üzeri pembeleşmeden alın.
  • Biraz soğuduktan sonra bolca pudra şekeri serpin.
  • Afiyet olsun.


Sevgili arkadaşım Vanilins ” ve mutfaknotlari Dart Ödülü-Premıos Dardos” ödülünü bana da göndermiş. Nezaketi için çok teşekkür ederim. Ben de tüm arkadaşlarıma yolluyorum.

20 Ocak 2014 Pazartesi

Susamlı, Cevizli Un Kurabiyesi

Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı. Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi;
'Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi. Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu!
Kekeleyerek: 'Nasıl? Anlayamadım?' diyebildi yaşlı kadın.
'Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp:
'Yeter! Lütfen dur artık!' diye bağırmak zorunda kaldım.
Ama usta sadece gülümsedi ve; 'Daha değil!' diye cevapladı beni.
'Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım:
'Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!'
Ama usta bana bakıp gülümsüyordu: 'Henüz değil!'
'Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek'
Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum:
'Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!'
'Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve 'Daha değil!' diyordu.
'Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi.
'Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum.
'Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!' dedim. Onun cevabı ise aynıydı: 'Henüz değil!'
'Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. 'Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!' diye bağırdım.
Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. 'Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!' diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine 'Daha değil!' diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm.
'Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi:
'Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?'
Ona 'Evet' dedim.
Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve 'Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım.'
'Evet bu sensin!' dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin.
Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin.
Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın.
Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın.
Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı.
Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu.
Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde.'
Ve ben kahve fincanı, şu sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim:
'Ustam! Sana güvenmediğim için beni affet!
Bana zarar vereceğini düşündüm.
Beni benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim.
Bakışım kısaydı, ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum.
Benim sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür ederim…
Teşekkür ederim.'

Yaşantımızda başımıza gelen sıkıntı ve acıların da bizleri olgunlaştırması ve güzelleştirmesi dileğiyle, güzel bir hafta diliyorum.
Un kurabiyesini bir kere de böyle denemelisiniz . Susamlı ve cevizli un kurabiyesi tarifimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 1 paket yumuşak margarin
  • 1 adet kabartma tozu
  • 1 adet vanilya
  • 1 su bardağı kavrulmuş susam
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 su bardağı ceviz
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 5,5 - 6 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
Üzerine
  • Pudra şekeri
  • Arzu ederseniz tarçınla karıştırın.
Yapılışı
  • Susam tavaya koyun ve rengi değişene kadar yağsız kavurun.Soğutun.
  • Yumuşak margarini, pudra şekeri ile yoğurun.
  • Susamı, cevizi, kabartma tozunu,sıvı yağı ekleyin yoğurun.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyin yoğurun.
  • Hamuru  biraz dinlendirin. Hamurdan küçük bezeler koparın ve  istediğiniz şekli verin.
  • Yağlı kağıt serilmiş ya da un serpilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Üzerine pudra şekeri serpin. (Arzunuza göre pudra şekerine tarçın da ekleyebilirsiniz)
  • Afiyet olsun.

11 Şubat 2013 Pazartesi

Sirkeli tuzlu kurabiye

Bir zamanlar bitişik çiftliklerde yaşayan iki erkek kardeş varmış ve bunlar bir gün anlaşmazlığa düşmüş. Bu, makinelerden emek gücüne ve mala kadar her şeyi hiç aksatmadan paylaşan yan yana iki çiftliğin 40 yıldan bu yana ilk ciddi ayrılmalarıymış. Böylece, o uzun yıllar süren işbirliği de parçalanmış. Önceleri küçük bir yanlış anlama ile başlayan anlaşmazlık giderek büyük bir uçuruma dönüşmüş ve en sonunda da yerini, karşılıklı sarf edilen nahoş sözcüklerin ardından, haftalar süren sessizliğe bırakmış. Bir sabah John'un kapısı çalınmış. Kapıyı açınca karşısında elinde marangoz çantasıyla duran bir adam görmüş.
"Ben birkaç günlük bir iş arıyorum " demiş adam. Belki bana verecek ufak tefek bazı işleriniz vardır. Acaba size yardımcı olabilir miyim?"
"Evet," demiş büyük kardeş. "Sana göre bir işim var. şu derenin karşısındaki çiftlige bir bak. Oradaki benim komşum, daha doğrusu orada oturan benim erkek kardeşim. Geçen hafta aramızda bir otlak vardı, ama o buldozeriyle ırmak bendi yaptı ve şimdi aramızda bir dere var. Bunu bana acı vermek için yapmış olabilir, ama şimdi ben ondan daha iyisini yapacağım. Ahırın yanında yatan şu kütükleri görüyor musun? Senden bana bir çit yapmanı - 2,5 metrelik bir çit yapmanı istiyorum - ki onun yerini bir daha görmek zorunda kalmayayım. Ne yaparsan yap, şunu hallet."

Marangoz "Sanırım durumu anladım. Bana çivilerin ve çukur açıcının yerini göster ki beğenebileceğin bir iş çıkarayım." demiş. Büyük kardeşin öteberi almak için kasabaya gitmesi gerekiyormuş; bu yüzden marangozun malzemelerini hazırlamasına yardım ettikten sonra akşam dönmek üzere ayrılmış. Marangoz bütün gün boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sıkı bir şekilde çalışmış. Güneşin batmasına yakın çiftçi geri döndüğünde marangoz da işini ancak bitirebilmiş. Çiftçinin gözleri fal taşı gibi açılıp ağzı açık kalmış. Ortada çit falan yokmuş. Derenin bir yakasından öbür yakasına uzanan bir köprü varmış! Korkulukları ve diğer ayrıntılarıyla tam bir usta işi köprü, ve köprüye doğru, kollarını iki yanına açmış bir halde ilerleyen komşusu, yani, küçük kardeşi varmış.

"Onca yaptığıma ve söylediğim sözlere karşın yine de bu köprüyü yaparak nasıl iyi bir insan olduğunu gösterdin" demiş kardeşi. İki kardeş köprünün karşılıklı iki ucunda duruyorlarmış ve daha sonra köprünün ortasında kucaklaşmışlar. Geri döndüklerinde alet çantasını sırtlamakta olan marangozu görmüşler.

"Dur, bekle! Birkaç gün daha kal. Sana vermek istediğim bir sürü proje daha var," demiş büyük kardeş. "Kalmak isterdim," demiş marangoz, "ama daha yapmam gereken bir sürü köprü var."

Tüm dostlukların hiç bitmemesi dileğiyle, güzel bir hafta diliyorum.
Sirkeli tuzlu kurabiye tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 100 gr. margarin
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1/2 çay bardağı sirke
  • 5 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurta (sarısını ayırın)
  • 1 adet kabartma tozu
  • Alabildiğince un
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Margarini, sıvıyağı, sirkeyi, toz şekeri, tuzu, yumurta akını  yoğurma kabında iyice yoğurun.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyin, yoğurun.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın.Uzun şeritler yapın ve ortasından tutarak çevirin. Ya da  istediğiniz şekiller verin.
  • Üzerine yumurta sarısı sürün.Çörekotu ya da susam serpin.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

11 Ocak 2013 Cuma

Islak Kurabiye

Son postumu yayımlamak için blogumu açtığımda bir sürprizle karşılaştım.Bildiğim şekilde post yayımlamama izin vermiyordu. Bir kaç şık açmış, web picassa ve URL gibi. Ben bu konulardan hiç anlamadığım için her zaman ki gibi eşime baş vurdum. O da picassadan yayımladı. Ertesi gün blogumu açınca son postumdan başka tüm fotoğrafların yerinde yeller estiğini ve garip şekiller olduğunu gördüm.İlk şoku atlatınca eşim geceden beri uğraştığını ama başaramadığını söyledi.Bütün gece bloger sorunlarını çözen bir birimle yazışmış ama çözememiş ve tüm gece uyumamış. O an   bu işten vazgeçmek istedim.( Bir kere de blogumu kurbağalar basmıştı.) Sevgili Elif'imi aradım ve bir sürede onu meşgul ettim. Sonunda eşim, arşivlediğim fotoğrafların URL'sini teker teker alarak yapıştırmaya başladı. Bir haftada ancak 100 tanesini tamamladı. 400 tanesine de kaç gün uğraşacağını siz düşünün.Üstelik üst bilginin olduğu yer henüz düzeltilemedi. Bu da beni çok üzüyor.

Buradan eşime ve sevgili Elif'ime teşekkür ediyorum. Bu hayal kırıklığıyla onlar olmasa ben yeniden yazamayacaktım.O kadar emek boşa gidecekti. Bir kere daha anladım ki teknolojiyi bilmek gerekli.

Islak kurabiye tarifimi sizlerle paylaşırken hepinize mutlu hafta sonları dilerim.

 Malzemeler
  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 100gr. Yumuşak margarin.
  • 1 paket kabartma tozu
  • 25 gr. Kakao
  • 3 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
 Şerbeti
  • 3 çay bardağı toz şeker
  • 3 çay bardağı su
 Üzerine
  • Hindistancevizi
 Yapılışı
  • Margarini, sıvıyağı, toz şekeri, yumurtayı yoğurma kabına alın ve iyice yoğurun.
  • Elenmiş unu, kabartma tozunu ve kakaoyu ekleyin, iyice yoğurun.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler alın ve yuvarlayın.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Toz şeker ve suyu bir tencereye alın  ve şerbet hafifçe koyulaşana kadar kaynatın.
  • Kaynayan şerbeti 1 saat buzdolabında dinlendirin.
  • Fırından çıkan sıcak kurabiyeleri şerbete batırın
  •  Servis tepsisine dizin.
  • Üzerlerine Hindistan cevizi serpin.
  • Afiyet olsun.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Kremşantili Kurabiye

"15 yıl kadar önceydi. Tommy 'yı ilk o gün görmüştüm. İnancın Tarihi dersimin öğrencilerinden biriydi. Uzun saçlı, değişik bir gençti. Sınıfta benimle en çok tartışan öğrenci oldu. Tanrı 'ya kayıtsız şartsız inanmayı kabullenmiyordu..
Mezun olurken bana, imalı imalı "Günün birinde Tanrı 'yı bulacağıma inanıyor musun, hocam ?" dedi..
"Hayır" dedim, yumuşakça..
"Yaa.." dedi.. "Oysa senin bu derste Tanrı 'yı pazarladığını sanıyordum hocam.."
Kapıdan çıkıp gitmek üzereyken arkasından seslendim : "Tanrı 'yı bulabileceğini düşünmüyorum. Ama o seni mutlak bulacak, bir gün, eminim." Tommy omzunu silkip yürüdü.
Mezuniyetten sonra izini kaybetmiştim ki, acı haberi kendisi getirdi bana.. Ölümcül kansere yakalanmıştı. Odama girdiğinde zayıflamış, çökmüştü. Kemoterapi, o uzun saçlarını dökmüştü. Ama gözleri hala pırıl pırıldı. "Birkaç haftalık ömrüm kalmış hocam" dedi. "Sana bir şey sorabilir miyim?" dedim.. "Tabii" dedi.. "Ne sormak istiyorsun?..".
"Sadece 24 yaşında olmak ve ölmekte olduğunu bilmek nasıl bir şey?.."
"Daha kötüsü olabilirdi. 50 yasında olmak, kafayı çekmek, hep değişik kadınlarla birlikte olmak ve müthiş paralar kazanmayı yasamak sanmak gibi.."
Sonra niye geldiğini anlattı..
"Okulun son günü size Tanrı 'yı bulup bulamayacağımı sormuş, "Hayır" yanıtı alınca şaşırmıştım. Sonra "Ama o seni bulur" dediniz.. işte bunu çok düşündüm. Doktorlar ciğerimden parça alıp kötü huylu olduğunu söyleyince, Tanrı 'yı aramayı ciddiye aldım birden. Habis ur diğer hayati organlarıma yayılmaya başlayınca sabahlara kadar dualar etmeye başladım. Hiçbir şey olmadı.. Bir sabah uyandığımda, ilahi bir mesaj alma yolundaki umutsuz çabalarımdan vazgeçiverdim, aniden. Ömrümün geri kalan vaktini, Tanrı, ölümden sonra hayat falan gibi şeylerle geçirmeyecektim. Daha önemli şeyler yapma kararı aldım. O zaman gene sizi düşündüm.. 'En büyük mutsuzluk sevgisiz bir hayat sürmektir. Bundan daha kötüsü de bu dünyadan, sevdiklerine 'Seni seviyorum' diyemeden gitmektir' demiştiniz. Son günlerimi bu eksiği gidermekle harcayacaktım işte.. En zorundan başladım. Babamdan.."
Oğlu yanına geldiğinde babası gazete okuyormuş.. "Baba seninle konuşmam lazım" demiş, Tommy.."Peki konuş oğlum.."
"Yani çok önemli bir şey.."Babası gazeteyi 10 santim aşağı indirmiş o zaman..
"Neymiş o bakalım?.." "Baba, seni seviyorum. Bunu bilmeni istedim.."
Tommy gülümsedi, arkasını anlatırken.. Babasının elinden yere düşmüş gazete.. Hayatında hiç yapmadığı iki şeyi yapmış.. Tommy'ye sarılmış ve ağlamış. Sabaha kadar konuşmuşlar.. Babası ertesi sabah işe gitmek zorunda olduğu halde.. "Annem ve kardeşimle daha kolay oldu" diye devam etti Tommy..
"Onlar da bana sarılıp ağladılar. Yıllardır bana söylemedikleri, söyleyemedikleri şeyleri anlattılar.. Bütün bunları yapmak için bu kadar geç kalmış olmama üzüldüm sadece.. Çünkü, bana aslında çok daha yakın olması gereken insanlara, ölümüm gölgesi üzerime düşünce kalbimi açıyordum."
Nefes aldı Tommy..
"Bir gün baktım.. Tanrı orada hemen yanı başımda duruyor. Ona yalvardığım zaman bana gelmemişti. Onun kendi programı vardı. Kendi bildiği gibi yapıyordu.. Gerçek olan şu ki, haklıydın.. Ben onu aramaktan vazgeçtiğim halde, gelmiş beni bulmuştu." "Tommy" dedim, "Sandığından çok önemli şeyler söylüyorsun, tüm insanlığa.. Sen, Tanrı 'yı bulmanın en emin yolunu anlatıyorsun. Onu sadece kendine ayırmak, sadece ihtiyaç duyunca aramak işe yaramaz.. Ama hayatini sevgiye açarsan o gelir seni bulur.. Bunu anlatıyorsun farkında misin ?."
......
Evet...
İnsanlara, sevdiklerinize "Seni seviyorum" demek için, ölümü beklemenize gerek yok.. şimdi, hemen şimdi başlayabilirsiniz.. Başlayın ki, hayatiniz güzelleşsin, zenginleşsin.. Hem şimdi başlamazsanız, belki de hiç söyleme şansınız olmayabilir.. "

Dilerim sevmek ve sevilmek için geç kalmayız.
Tarifini hünerli bayanlar dan aldığım krem şantili kurabiyeyi paylaşmak istiyorum. Bu lezzetli kurabiyeler tüm bloglar tarafından paylaşılıp, sevildiğini biliyorum, benim arşivimde de olmalı diye

Malzemeler
Sade
  • 2 Paket (1 Kutu) Sade Krem Şanti
  • 1 Su Bardağı (200 ml.) Sıvı Yağ (fındık yağı kullandım)
  • 2 Su Bardağı Un
  • 1 Su Bardağı (ince kırılmış) Fındık
  • Pudra Şekeri (üzerine serpmek için)
  • Bir tutam sevgi
Kakaolu
  • 2 Paket (1 Kutu) Kakaolu Krem Şanti
  • 1 Su Bardağı (200 ml.) Sıvı Yağ (fındık yağı kullandım)
  • 2 Su Bardağı Un
  • 1 Su Bardağı (iri kırılmış) Ceviz
  • ½ Su Bardağı Damla Çikolata
  • ½ Çay Kaşığı Türk Kahvesi
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Toz halindeki kremşantileri yoğurma kabına alın.
  • Üzerine sıvıyağı ,kahveyi ekleyin ve çırpma teli çırparak ile harmanlayın
  • Elenmiş unu ekleyin ve hamur toparlanıncaya kadar yoğurun.
  • Ceviz ve damla çikolataları ekleyip, çok az daha yoğurun.
  • Hamuru buzdolabında yarım saat kadar bekletin.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın ve üzerine hafifçe bastırın.
  • Yağlı kağıt serilmiş ya da hafifçe yağlanmış tepsiye bir parmak boşluk bırakacak şekilde dizin.
  • Üzerlerine çatalla bastırarak şekil verin.
  • Önceden ısıtılmış kısa sürede pişirin.
  • Kurabiyeler fırından çıktığında yumuşak görüntüsü sizi yanıltmasın,bekledikçe sertleşiyor.
  • Sadesini yaparken de aynı işlemleri yapıp, piştikten sonra üzerine pudra şekeri serpin.
  • Afiyet olsun.

11 Aralık 2012 Salı

Çıtır Hanım Kurabiyeleri

"Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi.
Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın  babanla?' diye çıkışır, beni odama gönderirdi.
Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli bir şey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım.
Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi.
Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!'diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum. Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum.
Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım. ' dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım?
Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi. Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi. Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım anlatmaya. Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım.
Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye.

Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
Duyduklarına inanamıyorlardı .. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi."


Çalışan ya da çalışmayan anneler olarak bazen yaşamın koşuşturmasında yapabileceğimiz şeyler olduğunu görünce yayınlamak istedim.
Tarifini Emine BEDER'den aldığım çıtır hanım kurabiyelerini sizlerle paylaşmak istedim.

Malzemeler
  • 1 adet yumurta
  • 125 gr margarin ya da tereyağı
  • ajda bardağı yoğurt
  • 1 ajda bardağı zeytinyağı
  • adet kabartma tozu
  • 5 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
İçine
  • Patates(haşlanmış)
  • Kaşar peyniri(rendelenmiş)
 Üzerine
  • Çekilmiş bayat ekmek ya da galeta unu
Yapılışı
  • Yumuşak margarini, yoğurdu, zeytinyağını ve yumurtayı yoğurma kabına alın ve  iyice yoğurun.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu da ekleyerek, yoğurun.
  • Merdane yardımıyla hamuru açın. Bardakla yuvarlaklar kesin.
  • Haşlanmış patatesi ezin,rendelenmiş kaşar peyniriyle karıştırın.
  • Hamurdan bir tane alın ve arasına kaşarlı karışımdan koyun. Üzerine ikinci hamuru koyun ve birbirlerine yapıştırın.
  • Çekilmiş ekmeğe ya da galeta ununa batırın(Yumurta akı sürmeden).
  • Fırın tepsisine yağlı kağıt serin. Hamurları dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

26 Kasım 2012 Pazartesi

Tahinli Kurabiye

 
Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı. Gemiden sağ kurtulan adamı, dalgalar küçük, ıssız bir adaya kadar sürükledi.Adam ilk günler kendisini kurtarmasını için Allah'a yakardı ve yardım bulurum umuduyla ufka baktı. Ama ne gelen oldu, ne giden…
Daha sonra rüzgardan, yağmurdan ve zararlı hayvanlardan korunmak için ağaç dallarından ve yapraklardan bir kulübe yaptı. Sahilde bulduğu, gemiden arta kalan konserve, pusula gibi eşyaları bu kulübeye koydu. Günler hep aynı şekilde geçiyordu. Balık avlıyor, pişirip yiyor ve ufku gözlüyor, kendisini kurtarması için Allah'a dua ediyordu. Bir gün tatlı su getirmek için yürüyüşe çıkmıştı, geri döndüğünde kulübesinin alevler içinde yandığını gördü. Duman, dans ede ede göğe yükseliyordu. Başına gelebilecek en kötü şeydi bu. Keder ve öfke içinde donakaldı. Şimdi bu ıssız adada, başını sokabileceği bir kulübe bile kalmamıştı. "Allah'ım, bunu bana nasıl yapabildin?" diye feryat etti. O geceyi keder ve üzüntü içinde geçirdi. O kadar dua ettiği halde, başına bu olay geldiği için sitemler etti.
Ertesi sabah erken saatlerde, adaya yaklaşmakta olan bir geminin düdük sesiyle uyandı!
Bitkin adam kendisini kurtaranlara sordu;
"Benim burada olduğumu nasıl anladınız?"
Cevap onu hem şaşırttı, hem de utandırdı:
"Dumanla verdiğiniz işareti gördük!"

Canımızı sıkan, gözyaşlarımızı inci gibi döküveren olaylar sessiz bir kurtuluş çağrısı, bir mutluluk davetiyesi belki de… İlk bakışta dayanılmaz gelen acı anlar, sonrasında kalbimizi kuş gibi hafifleten, ruhumuzu ısıtan tatlı tecrübelere dönüşüyor. Aydınlıkta seçemeyeceğimiz bir ışık, karanlık basınca fenerimiz oluyor. Keyfimiz yerindeyken burun kıvırdığımız tavsiyeler, yaslı anlarımızda imdadımıza yetişiyor. İyilik hallerinde sırt çevirdiklerimiz, zor anlarda sırtımızı dayadıklarımız oluyor.
Hikayede yanan kulübenin dumanıyla kurtuluş umudunun yeşermesi gibi, yaşamımızdaki kırık dökükler, yıkıntı ve ziyanlar, kayıp ve yenilgiler yenilenmenin, yeniden doğuşun tohumlarını ekiyor aslında…Acı, derinlerinde gizlenen tatlı hediyelerle dolu. Yapmamız gereken, acıyla barışıp onu çözümlemek, gizlediği armağanı kalbimize buyur etmek…
Başımıza gelen her şeyin bir nedeni olduğunu bilmek ve sabır göstermek dileğiyle,
Damağınızda lezzeti uzun süre kalacak tahinli kurabiye tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 1 Adet yumurta (beyazını ayırın)
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1çay bardağı sıvıyağ
  • 1su bardağı tahin
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 4 su bardağı un
  • 1adet kabartma tozu
  • 1 adet vanilya
  • Bir tutam sevgi
Üzerine
  • 1 yumurta akı(çırpılmış)
  • 1 su bardağı ceviz
Yapılışı
  • Yumurtanın sarısını, yoğurdu, sıvıyağını,vanilyayı, toz şekerini bir kaba koyun ve harmanlayın.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu da ekleyin, yoğurun.
  • (Hamur un ufak oluyor ya elinizle sürekli yoğurarak ısıtın o zaman daha kolay birleşiyor. İşiniz aceleyse hamuru benmari usulü (kaynayan suyun üzerine başka bir kapla oturtarak) ısıtın. Toparlanıyor.)
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartın ve önce çırpılmış yumurta akına, daha sonra dövülmüş cevize bulayın.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

23 Kasım 2012 Cuma

Şeker hamurlu pasta ve kurabiyeler

Emekli olduktan sonra öylesine bir boşluğa düşmüştüm ki, önce günlerce tozları kovaladım durdum ama baktım ki sonu yok.
Kendime yeni meşguliyetler bulmaya başladım. Tam bu sırada yeğenim Nehir dünyaya geldi ve benim dünyama güneş gibi doğdu.(Blogumdaki sarışın olan)
Artık ne sıkıntı, ne keder. Günlerim onunla doldu. Geçenlerde doğum günüydü.Kalabalık bir aile olmamıza rağmen onunla aramızdaki bağ ancak yaşanabilir, anlatılmaz.(Çok şükür) Günlerce önceden pastamı, kurabiyelerimi sen yap bülbülüm dedi ve her şeyine o karar verdi. Pastayı da , kurabiyeleri de yaparken her anında vardı. Kurabiyelere arkadaşlarının ismini yazdırdı.Modellemelerini tek tek planladı.
Pastasını kızımın nişan pastasında yaptığım tarifle yaptım. Üzerine onun istediği şekilleri yaptık. Kurabiyesinin tarifini  sevgili hünerli bayanlar dan aldım.
Nehircim iyi ki varsın, seni sevmeyi seviyorum .
Tarifi ,Porselen Çay Etkinliğine ev sahipliği yapan, Gelibolu17' ye gönderiyorum. Arkadaşıma kolaylıklar diliyorum.

Malzemeler
  • 1 adet yumurta
  • 150 gr. margarin
  • 1 su bardağı un (Hamura un az gelirse un yerine nişasta ilave edin.)
  • 1 çay bardağı mısır nişastası
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı zencefil
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Margarin ve pudra şekeri iyice yoğurun.
  • Yumurtayı ekleyin ve yoğurun.
  • Elenmiş un, karbonat,tarçın, zencefil ve limon kabuğunu  ekleyerek yoğurun.
  • (Hamura un eklemek gerektiğinde un yerine nişasta ekleyerek kıvama getirin.)
  • Hamuru streçle kaplayın ve en az  yarım saat buzdolabında dinlendirin.
  • Merdaneyle açın, kalıplarla kesin.
  • Un serpilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında kısa sürede pişirin.
  • Daha sonra aynı kalıplarla şeker hamurunu kesin.
  • Fırça yardımıyla suyla kurabiyelerin üzerine ıslatın ve kestiğiniz  şeker hamurunu üzerine koyun.Parmağınızla yavaşça bastırarak kaplayın.
  • İstediğiniz şekilde süsleyin.
  • Afiyet olsun.

13 Haziran 2012 Çarşamba

Şeker hamuru kurabiyeler ve yaz tatili arası

Yaşamımda yeni bir yola giriyorum. Eşim emeklilik dilekçesini verdi. İnşAllah bundan böyle daha çok vakit geçireceğiz.
Kızım son sınıfa (çok şükür )başarıyla geçti ve Ankara’ya geldi.
Artık yavaş yavaş tatil moduna girdik. Birkaç ufak tefek işten sonra yazlığa geçeceğiz.
Eşimde emekli olduğu için uzunca bir süre kalmayı düşünüyoruz. Sizleri çok özleyeceğim. Geri dönebilmek ve sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sevgiyle kalın.
Kızımın nişanında yaptığım kurabiye tarifleriyle sizleri baş başa bırakıyorum.

Malzemeler
  • 300 gr margarin(oda sıcaklığında)
  • 4 su bardağı un
  • 1 çimdik tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Margarin ve pudra şekerini iyice yoğurun. Vanilya, tuz, tarçını ekleyin ve yoğurun.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyin, iyice yoğurun.
  •  Streçe sarın ve buzdolabında dinlendirin.
  • Merdaneyle açın ve kalıplarla kesin.
  • Önceden ısıtılmış fırında kısa sürede pişirin.
  •  Daha sonra şeker hamurunu pudra şekeri yardımıyla(sadece bir yüzüne dökün. Asla arka tarafını çevirmeyin. Hep aynı yönde çalışın) açın ve aynı kalıplarla kesin.
  • Suyu fırça yardımıyla pişen kurabiyelerin üzerine sürün. Kestiğiniz şeker hamurunu da fırçayla hafifçe ıslatın ve kurabiyenin üzerine yapıştırın.
  •  İstediğiniz şekilde süsleyin.
  • Afiyet olsun.

16 Nisan 2012 Pazartesi

Krem şantili kurabiye


Haftaya biraz boğaz ağrısı, hafif burun akıntısıyla başladım. Eşim geçen hafta üşütünce ve havalar da bu kadar kararsız olunca galiba benim de hasta olmam kaçınılmaz oldu. Üstüm de biraz kırgınlık var ama çabuk geçmesini istiyorum. Bu ayın sonunda kızımın (İnşAllah) nişanını evde yapacağız. O nedenle o kadar çok koşuşturmam var ki, kendileriyle ilgilenemeyeceğim.
Elimde kağıt kalem yapacaklarımı, alacaklarımı çiziktiriyorum. Bütün dostlarımın bloglarından bir şeyler alıyorum. Yani bu nişan da hepinizin emeği olacak. İnşAllah yüzümün akıyla çıkmak ve ortaya güzel lezzetler çıkarmak istiyorum. Yapmak istediğim çok şey var. Evi, sofrayı, nişan tepsisini süslemek ve daha ne çok ayrıntı. Ama internet öylesine güzel bir şey ki, her taraftan fikirler alıyorum. Hayırlısı.
Krem şantili kurabiye tarifi her blog tarafından yapıldı, ben de eksik kalmayayım değil mi? Ben tarifimi pembe kekik ten aldım. Arkadaşıma çok teşekkür ederim.
Tarifi, "Porselen demlik çay saati etkinliği"nin 74.hafta "ev sahibesi olan
pasasofram  ve Gelibolu17'nin hazırladığı "Çay,Kahve Bahane etkinliğine" ev sahipliği yapan sevgili  pastaeli ye gönderiyorum.
Arkadaşlarıma kolaylıklar dilerim.

Malzemeler
  • 250 gr. Margarin
  • 1 paket kakaolu kremşanti
  • 3 yemek kaşığı toz şeker
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 kabartma tozu
  • 3 su bardağı un
  • Damla çikolata
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Yoğurma kabına yumuşak margarin, yoğurt, toz şeker ve kakaolu krem şantiyi alın ve yoğurun.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu yavaş yavaş ilave ederek yoğurun.
  • Damla çikolatayı da ilave edin ve yoğurun.
  • Hamurunuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın ve yuvarlayın.
  • Un serpilmiş ya da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Kısa süre de pişiyor.(Sert olmaması için sürekli kontrol edin.Piştiğini düşündükten sonra da hemen fırından çıkarın sertleşmesin.)
  • Afiyet olsun.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Çikolata kaplı kurabiye



Mutlu bir İngiliz yurttaşı olan Richard Wilkins bir gecede kendini beş parasız ve yapayalnız buluvermiş.
-Gerçek zenginliği iste o noktadan sonra yakalamaya başladım, diyor. Nasıl mı? Hayatın anlamını kendi dünyasına yerleştirerek, yeni bir hayat bakısı oluşturarak.
- Bugün eskisinden daha zenginim, diyor Wilkins, para ve malla değil duygularımla daha zenginim. Anladım ki, sizi etkileyen şeyleri değiştirmeyi her zaman başaramazsınız. Ama onların sizin üzerinizdeki etkisini değiştirebilirsiniz. Bunu başardığınız anda gerçek zenginliği ve mutluluğu yakalamışsınız demektir.
Richard Wilkins İngiltere’de piyasaya çıkan "Mental Tonic" (Zihin Açıcı) adli kitabında yasam felsefesinden süzdüğü ilkeleri sıralıyor . İste onlardan birkaçı:
* Gerçek değişim kimi eski şeyleri Farklı görmeye başlamaktır.
* Pencerenizin camı kirliyse dışarı çıkıp manzarayı parlatmanız boşunadır.
* Eğer siz kendinizi sevmiyorsanız başkası neden sevsin.
* Ana babanız doğumunuzdan sorumludur, yaşamınızdan değil.
* Eğer kendinize yön arıyorsanız yolunu kaybetmiş birine sormayın.
* Dostluk, ayrı oldukları zaman insanları birlikte tutar.
* Özveri çiçeğin köküdür.
* Geçmişi bir kitap gibi kullanın, eviniz gibi değil.
* Birçok insan hayatinin büyük bölümünü olduğundan farklı görünebilmek için heba eder.
* İlerlemenizin önündeki en büyük engel kendinize güvensizliğinizdir.
* Acı, mutluluğa göre daha çok şarkı bestelemiştir.
* Her davranışında başkalarının onayını arayan kimseler hayatin birçok güzelliğini ıskalar.
*Kahkaha ruhun dansıdır.
* Mucize, enerjinizi korkularınızı değil rüyalarınıza verdiğiniz zaman baslar.
* Karşınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak için sıramı bekliyorsunuz?
* İkiyüzlülük sadece sahibi tarafından görülemez.
*Hayatınızı bir para kazanma denemesi olarak kullanmayın.
* Cennete gitmenin iki yolu vardır
1) Gerçekten öldüğünüz zaman
2) Gerçekten yasadığınız zaman
* Gerçek zenginlik vaktinizi insanlara vermektir, para karşılığı satmak değil.
* Müziği notaların arasındaki sessizlik yaratır.
* Mutluluk makineye benzer. Ne kadar basit olursa o kadar az bozulur.
Yeni yıla Merhaba dediğimiz bugünlerde yaşamımızda belli amaçlar edinir, yaşamımızda uygularsak daha da mutlu olacağımıza inanıyorum. Dilerim başarırız.
 Tarifini, Sevgili arkadaşım pastaneden  blogundan aldığım çikolata kaplı kurabiyeni sizlerle paylaşmak istiyorum. Yeğenlerimle beraber yaptık ve çok beğendik. Arkadaşıma çok teşekkür ederim.

Malzemeler
  • 200 gr. Yumuşak tereyağı (ben margarin kullandım)
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • ½ su bardağı mısır nişastası
  • 2 adet yumurtanın sarısı
  • ½ su bardağı ince çekilmiş fındık ya da badem(ben ceviz kullandım)
  • 2 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
Üzerine
  • 100 gr. Bitter çikolata
  • Fındık, ceviz, hindistancevizi, antepfıstığı
Yapılışı
  • Yumuşak margarin ve pudra şekerini iyice yoğurun. Krema kıvamına gelsin.
  • İçine yumurta sarılarını, nişasta, elenmiş unu ekleyin ve iyice yoğurun.
  • Cevizi ekleyin, yoğurun.
  • (Arkadaşımın önerisini dikkate alarak hamuru üçe ayırdım, birine kakao, diğerine zencefil ve tarçın ekledim. Üçüncüsünü de sade bıraktım.)
  • Hamuru yuvarlayarak streçe sarın ve buzdolabında dinlendirin. İşiniz aceleyse derin dondurucuda yarım saat bekletin.
  • İstediğiniz şekilde kesin ve unlanmış tepsiye dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında çok kısa sürede pişirin.
  • Çikolatayı benmari usulü (Su kaynayan bir kabın üzerine başka bir kaba konan çikolatayı oturtarak erimesini sağlamak) eriterek kurabiyelerin üzerine sürün.
  • Üzerine de hindistancevizi, antepfıstığı vs.. süsleyin.
  • Afiyet olsun.