16 Mayıs 2011 Pazartesi

Baklava yufkasında tahinli tatlı


Çocukluğumuzun beraber geçtiği arkadaşlarım ve anneleriyle (Eski apartmanımdakilerle) ayda bir yaptığım toplantıları nasıl iple çektiğimi anlatmıştım.
Çocukluğumun oyunlarını, gençliğimin hayallerini paylaştığım, iyi ve kötü her anımda beraber olduğum tüm dostlarımla ayda bir kere buluşup geçmişi, yaşadıklarımız, geleceği paylaşmak inanılmaz mutluluk veriyor.
 Bütün planlarımı o buluşmaya göre düzenliyorum, hepsini yeniden görmek bana inanılmaz mutluluk veriyor. Buluşmadan her çıktığımda yaşama sevgim artıyor.
Her seferinde o kadar güzel şeyler öğreniyorum ki. Tüm becerikliler bir aradalar.
Sevgili Yonca’m ve Demet’imden öylesine güzel şeyler öğrendim ve sizlerle paylaştım ki, eminim bundan sonra da paylaşmaya devam edeceğim.

Yonca’nın baklava yufkasında tahinli tatlı tarifini vermek istiyorum. Gerrçekten hem çok kolay, hem de çok lezzetli. Teşekkürler Yonca'cım.

Malzemeler
  • 3 adet baklava yufkası
  • Bolca ceviz, fındık
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 6 – 7 yemek kaşığı tahin
  • Pudra şekeri
  • Yufkaları yağlamak için sıvıyağ
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Ceviz, fındık, çırpılmış tahin, toz şekeri iyice harmanlayın.
  • Yufkanın birincisini serin ve fırçayla sıvıyağı her tarafına sürün.
  • Üzerine ikinci yufkayı serin ve sıvıyağ sürün.
  • Üçüncü yufkayı da ikincinin üzerine koyun. Sıvıyağ sürmeyin.
  • Cevizli tahinli karışımı ucuna koyun.
  • Sıkı sıkı rulo yapın. Küçük küçük kesin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Ilınınca üzerine pudra şekeri serpin.
  • Afiyet olsun.

Buğday salatası


Geçen hafta yeniden blogspotta sorunlar oldu.
İki gün arkadaşlarımın ve kendi bloguma hiç giremedim. Girebildiğimde de son yazımın yorumları kaybolmuştu. İnanılmaz üzüldüm. Yorumlar kendi başımıza olmadığımızı, sevdiklerimizin olduğunu, birbirimizle birçok güzellikleri paylaştığımız için benim için çok önemli. Artık gerçekten yazı yazmak istediğim azaldı. Hep sorun, hep sorun. Neyse dilerim bir daha olmaz diyorum. Kaybolan yorumlar için de inşallah yeniden dönerler, kayboldukları gibi diyorum.

Buğday salatamı “Hobi dünyam 13. yemek etkinliği diyet ve diyabetik tarifleri “ etkinliğine ev sahipliği yapan tadinadoyamadim' a gönderiyorum.
Arkadaşıma kolaylıklar dilerim.

Malzemeler
  • İstediğiniz kadar buğday
  • Mısır
  • Salatalık
  • Yoğurt
  • 2 yemek kaşığı mayonez (diyette olanlar atmayabilirler.)
  • Dereotu
  • Tuz
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Buğdayı iyice yıkayın ve haşlayın. Çok yumuşamasın dişe gelsin.(Bu biraz da arzunuza bağlı.)
  • Üzerine mısır ekleyin.
  • Yoğurta mayonez, tuz, ve ince kıyılmış dereotunu katın ve çırpın.
  • Buğdayın üzerine koyun ve hepsini karıştırın.
  • Servis tabağına alın.
  • Üzerine salatalık ve mısır serpin.
  • Afiyet olsun.

10 Mayıs 2011 Salı

Arap Bacı


Shakespeare der ki:
* Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.
* Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve;
- Konuşmadan önce dinleyin,
- Yazmadan önce düşünün,
- Harcamadan önce kazanın,
- Dua etmeden önce bağışlayın,
- İncitmeden önce hissedin,
- Nefret etmeden önce sevin,
- Vazgeçmeden önce çabalayın,

- Ölmeden önce yaşayın.
* Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.
Hayranlıkla izlediğim bloglardan olan  devletsah. ’dan tarifini aldığım arap bacının tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 3adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • ½ su bardağı elenmiş un
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • ½ su bardağı süt
  • ½ su bardağı sıvıyağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Yumurtalar iyice çırpılır.Tozşeker ve yağ ilave edilerek krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  • Kakao ilave edilip çırpmaya  devam edin.
  • Süt ve vanilyayı da ekleyin, çırpın.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu da ekleyin ve çırpın.
  • Yağlanmış kalıba un ya da toz şeker serpin ve karışımı içine boşaltın.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Kürdanı kekin ortasına batırın, kürdan temiz çıkıyorsa pişmiş demektir.
  • Afiyet olsun.

8 Mayıs 2011 Pazar

Anneler Günü & Mim


Anne
geldim işte geldim...
hani gelmez diyordun ya ardımdan
hani gidince elini göğsüne bastırıp ağlamıştın ya
geldim işte geldim anne!
aç kapıyı bütün kapıları
üşüdüm yorgunum
ve yaralandım...
şimdi firariyim kaçağım
sevgilerden kaçıyorum...
ah anne ne kolaydı bırakıp gitmek
ne kolaydı ne kolay
geçmişi bırakıp gelmek...
hani okşardın saçlarımı dizine uzanınca
hani iki damla akıp gelirdi gözlerinden
yüreğime en derine...
ben hiç masal bilmem ki
niye söylediğin masalları unuttum anne
yoksa hiç masal anlatmadın mı bana
hani çocuktum anne
oysa şimdi kocaman adam
kocaman insan memleketim kadar
yüzümü okşardın
yüzüm gülerdi...
şimdi biraz sakalım uzun
gülmeyi beceremeyen yüzüm saklı
derin çizgiler
kederler
acılar saklı...
ben hiç ağlamazdım ya
şimdi kapındayım ağlıyorum.
ve üşüyorum anne
temmuz sıcağında üşüyorum...
geldim anne oğlun geldi...
hayırsızın geldi bırakıp gidenin geldi
saçlarımda aklarla
yasak bıyıklarım ve sakalımla
omzumda bin yıllık sevdalarla
geldim anne ben geldim...
bahçemizde akasya ağacı vardı
dalları sarkardı pencerelerden içeri
birkaç minik hayvancığımız
bir de bizim kadar küçük
gönlümüz kadar büyük evimiz
kimler çaldı anne kimler aldı...
bir çeşmemiz vardı kızardın
oğlum terli terli su içme hasta olursun...
o çeşme aksaydı da hasta olsaydım anne
al anne kapıdan içeri al
odadan içeri
gönlünden içeri
senden içeri...
ben geldim... üşüyorum
gidenler gelir mi derdin
biraz geç olsa da
gidenler geldiklerinde
geldikleri olmasa da geldim anne...
hani pek severdin karanfilleri
bir de yaz yağmurunu bir de yıldızları
bir de oğlunu...
geldim anne
yağmurla beraber
yıldızlarla beraber
oğlun geldi anne...
hani uzanacaktım dizlerine
hani ellerin okşayacaktı saçlarımı
hani gülecekti gözlerimiz
affet beni anne
biraz geç oldu belki ama geldim
geldim anne hemen yanındayım
babam da yanımızda
başını kaldırsana dokunsana baksana...
yıldızlar var
yağmur var
oğlun var...
bir de dostların bıraktığı karanfiller...
geldim anne
gitmemek üzere dönmemek üzere
geldim anne...
                              bırakma beni bir daha...      1998 Orhan Karahan

Başta annem olmak üzere tüm annelerin anneler günün kutluyorum.

Sevgili Ahsenin dünyası blog hikayemizin nasıl olduğu konusunda beni mimlemiş.Arkadaşıma sevgilerimi yolluyorum.
İşte benim blog hikayem.


Emekli olduğumda uzun çalışma saatlerinden sonra evde yalnız kalınca ne yapacağımı bilemedim. Önceleri yalnızca evdeki tozları kovalamaya başladım. Baktım, bunun sonu yok. Tozlar bitmeyecek ama yakında ben biteceğim.
Kızlarımla internet yüzünden yaptığım tartışmalara ara vererek (ders çalışmayıp, sadece oyun oynayacaklarını düşünerek) bakalım neler varmış dedim ve onların yardımıyla da internet dünyasıyla tanışmış oldum.(Sonradan beni tanıştırdıklarına çok pişman ettim onları . Epeyce sıra beklettim.) Portakal ağacı blogunun sevdalısı olarak o kadar güzel şeyler öğrendim ki… Buradan sevgili Hatice’ye tekrar teşekkür ediyorum.
Ben diğer blog arkadaşlarım gibi doğuştan yetenekli biri değilim. Sadece çabamla, çok çalışkan olmamla ve ilgi duymamla kendimi geliştirdim. (Utanarak söylüyorum ki, evlendiğim güne kadar mutfağın kapısından sadece yemek yemek için giren biriydim)
Portakal ağacıyla tanışınca oradakileri denemeye ve sevdiklerime sunmaya başladım Erkek kardeşim abla neden sende blog açmıyorsun dediğinde asla yapamam dedim ama küçük kız kardeşim hadi abla şimdi açıyoruz dedi ve kendisi anında açtı. Yeğenim, adımı Birgül diye söyleyemediği için bana bülbül demişti ve aile içinde adım artık bülbül olarak tescillenmişti o nedenle adı konusunda hiç düşünmeden bülbülünyeri olsun denildi ve blog sahibi oldum.
İlk günler yazarken yaşadıklarımı hiç unutamıyorum. Bazı şeyleri hiç bilmiyordum. İlk bana yorum yazan kişiye nasıl dönülür, ona nasıl gitmem gerek bilmediğim için sonraları nasıl üzülmüştüm. Benim kabalığımdan sanmışsa ne acı. Oysa ne yapılacağını bilmiyordum. Günde on kere bloguma girip bakıyordum, ne olacağını bekliyorsam. Sonra myyopiinin dünyası beni arkadaşlarının arasına yazmıştı. Eşim ve kızlarımın eve gelmesini nasıl sabırsızlıkla beklemiştim. Yeni bir keşifte bulunmuş kadar mutlu olmuştum.
Zamanla birçok şeyi öğrendim, yeni arkadaşlar, dostlar edindim. Sanal âlem olsa da hepinizin acısını ve sevincini paylaşırken çok yakınım gibi oldunuz. İyi ki varsınız ve iyi ki ben blogumu açarak sizleri tanımışım. Sayenizde ne çok şey öğrendim. Hepinize sonsuz teşekkürler ve sevgiler.

Sevgili ikiz büyütmek duyular konusunda beni mimlemiş. Arkadaşıma sevgilerimi yolluyarak işte cevaplarım diyorum:




En sevdiğiniz üç görsel :
Ailemle beraber kahvaltı sofrasında oturmak
Deniz ve ormanın bir arada olduğu Karadeniz sahilleri
Güneşin doğuşu




En sevdiğiniz üç ses :  
*Neşeli çocuk sesleri

*Hatırla sevgilinin müziği
*Kızlarımın ve yeğenlerimin beraber konuşurken cıvıl cıvıl sesleri





    En sevdiğiniz üç tat :                
   *Patates kızartması
   *Salatanın her çeşidi ve ceviz
   * Etli dolma



En sevdiğiniz üç koku :
*Yağmurda orman kokusu
*Leylak ve hanımeli kokusu
*Mutfaktaki miss gibi kokular
                                          




En sevdiğiniz üç his :
*Sevmek,
*Sevilmek, 
*Huzur

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Sosisli çörek ve kandil simidi



Günlerin hızına yetişemediğim bir dönem yaşıyorum.
Yeni ev aramanın telaşını yaşarken bazen ümitsizliğe kapılıp bulamayacağım diyorum, bir diğer gün ümitle uyanıyorum. Gönlümdeki evi bulacağım inancını kaybetmek istemiyorum.
Aslında önemli olan evdeki mutluluk ve huzur. Orayı güzelleştirecek olan bizler ve yaşadıklarımız değil mi? Ama yine de bir telaş, bir telaş. Hayırlısı olsun diyelim.
Sevgili hülya’nın buramburam  blogundan aldığım aynı hamurla hem çörek hem de simit yapılan bu güzel tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Arkadaşıma teşekkür ediyor ve sevgilerimi yolluyorum.

Malzemeler
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2 adet yumurta
  • 250 gr.yumuşak margarin
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 adet kabartma tozu
  • 7 su bardağı un
  • Sosis
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Yumurtaları, yoğurdu ve yağları iyice birbirine yedirin.
  • Elenmiş un, kabartma tozu ve tuzu da birbirleriyle harmanlayın.
  • Yumurtalı karışıma ekleyin.
  • Yumuşak bir hamur yapın.
  • 10 dakika dinlendirin.
  • Merdaneyle 1 cm. kalınlığında açın.
  • Küçük kareler kesin.
  • İçine yarım kesilmiş parmak sosisleri koyun.
  • Karşılıklı birer kenarlarını üst üste getirin ve kürdan batırın.
  • Üzerlerine yumurta sarısı sürün.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.
 
 Kandil simidi
Malzemeler
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2 adet yumurta
  • 250 gr.yumuşak margarin
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 adet kabartma tozu
  • 7 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
  • Üzerine
  • Yumurta sarısı
  • Susam
Yapılışı
  • Tüm malzemeyi karıştırıp yumuşak bir hamur yapın.
  • Ceviz büyüklüğünde kopartıp, elinizle uzatın.
  • İki ucunu birleştirin. Simit şeklini verin.
  • Arkalı önlü susama batırın.
  • Tepsiye dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Yeşil Mercimek Salatası


“Bir Hint masalına göre;
Kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır.
Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya baslar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.
Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkân yok.
Onu eski haline döndürür.
Ve der ki,
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem."

Ünlü yazar Shakspeare, bu konuda söyle diyor:
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor..
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.”

Dünya bir ayna gibidir; siz onu gülümseyerek karşılarsanız, o da size gülümser:)
Haftaya güzel ve gülümseyerek başlamak istiyorum.

Sizi salata tariflerimle baş başa bırakırken, hepimizin haftasının aynı şekilde geçmesini dilerim. (Tatlı başlayalım tatlı geçsin demeye korkuyorum, en son dediğimde bloglar kapandı ve iki ay birbirimizle görüşemedik.)

Malzemeler
  • 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
  • ½ su bardağı haşlanmış pirinç
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet havuç(rendelenmiş)
  • ½ demet dereotu
  • ½ demet nane ( ya da kurusu)
  • ½ yemek kaşığı sumak
  • Zeytinyağı
  • Limon suyu
  • Tuz
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Mercimeği ve pirinci ayrı ayrı haşlayın.
  • Soğanı yemeklik doğrayın ve zeytinyağında kavurun.
  • Rendelenmiş havucu da ekleyin ve kavurun.
  • Havuçlar yumuşayınca kapatın.
  • Dereotunu, naneyi incecik kıyın, tuzunu, limon suyunu, sumağı ekleyin ve hepsini harmanlayın.
  • Afiyet olsun.

Ispanak Salatası



Malzemeler
  • 1 bağ ıspanak
  • 3 adet haşlanmış patates
  • 1 su bardağı süzme yoğurt
  • 2 yemek kaşığı mayonez
  • Tuz
  • ½ çay bardağı sıvıyağ
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Ispanakları robotta ya da incecik kıyın.
  • Haşlanmış patatesleri ezin.
  • Yoğurt ve mayonezi karıştırın.
  • Hepsini karıştırın.
  • Tuz ve sıvıyağını da ilave edin.
  • Afiyet olsun.

28 Nisan 2011 Perşembe

Tahinli cevizli çörek

Uzunca bir aradan sonra yeniden yazmak çok hoş bir duygu.
Hep sanki yaşamımda bir şeyler eksik gibiydi. Arkadaşlarım neler yapmıştı? Kendilerinin ve ailelerinin sağlıkları nasıldı? Hamile arkadaşlarım çocuklarına sağlıkla kavuşmuşlar mıydı? Askere gönderdikleri çocukları nasıldı? Ameliyat olanların durumu nasıldı?

Yani kısaca hepinizin her şeyini tek tek merak ettim.
Tekrar yazarken biraz tembelleşmişim sanki, içimde bir şeyler kırılmış. Sizlerin güzel yazılarınızı, mutlu cıvıltılarınızı duyunca yakında toparlanırım nasılsa.
Şimdi tarifi yazayım ve sizlerin ziyaretlerine geleyim.

Malzemeler
  • 1 yumurta akı(sarısı ayrılacak)
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 şeker kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 3,5 su bardağı un
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • Tahin, pekmez karışımı
  • Ceviz
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Sütü ılıtın. Toz maya, şeker ve tuzu ekleyin, mayalanması için bekletin.
  • Mayası gelince, unun ortasına koyun, yumurta akını ve sıvıyağı da ekleyin. Yoğurun.
  • Bezelere ayırın.
  • Her bezeyi merdaneyle açın.
  • Üzerine tahin pekmez karışımını fırça yardımıyla sürün.
  • Toz şeker serpiştirin.
  • İri dövülmüş cevizleri bolca serpin.
  • Rulo yapın.
  • Yağlı kağıt serilmiş tepsinin ortasından başlayarak kendi etrafında döndürerek dizin.
  • Yumurta sarısını üzerine sürün.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

27 Nisan 2011 Çarşamba

Yeniden Merhaba


Ve yeniden Merhaba….
Bloglarda  digitürkün kendince haklı ama uygulaması yanlış kararı nedeniyle yaşadığımız ikinci kapanma olayı da bitti.
Blogumu açıpta kırmızı yazıyla “ bu site mahkeme kararıyla kapatılmıştır” yazısını görünce kısa bir an şaşkınlık yaşadım ve araştırmalarım sonucunda kapatıldığımızı duyunca şaşkınlığım kızgınlığa dönüştü. Ortada bir yanlışlık var ama yapanlar belliyken neden tüm bloglar kapatılıyor bunu anlamak çok zor!
Beni izleyen  yeğenlerime, akrabalarıma , eşime, dostlarıma bunun nedenini anlatmak beni çok üzdü.
Bir çok blogun çabasıyla beraber sorun çözüldü. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Bu arada blogumu ve sizleri çok özledim.
Yeniden bir arada olmanın mutluluğuyla, görüşmek üzere sevgiyle kalın.