30 Haziran 2014 Pazartesi

Çanta Dikimi

Ramazan da olmanın mutluluğuyla diliyorum ki bu güzel günler bizlere şefkati, merhameti, sevgiyi, kardeşliği, paylaşmayı hatırlatır. Orucun amacının sadece aç kalmak değil bu güzellikleri de hatırlamamız gerektiğini, kalbimizin sesine kulak vermeyi başarabilmek için olduğuna inananlardanım. Bu güzel günlerin hepimiz için keyifli olmasını diliyorum.
Bugünlerde en çok severek yaptığım şey dikiş dikmek, bir şeyleri başardıkça çocuk gibi mutlu oluyorum. Sevgili vintage duygular bloğundan ayrıntılı  çanta yapımını görünce hiç tereddüt etmeden yaptım ve çok beğendik.. Birkaç tane daha yapınca ben de fotoğrafladım, dilerim birilerine faydam olur. Buradan vintage duygulara bir kere daha teşekkür ediyorum.

Malzemeler
  • Duck kumaş
  • Astarlık kumaş( İki tarafını da kullanmak isterseniz duck kumaş)
  • Kalıp (Vintage duygulardan yararlanabilirsiniz)
Yapılışı
  • Kumaşı  (ters tarafına ) ikiye katlayın ve kalıbı fotoğrafta görüldüğü gibi iğneleyin ve etrafından çizin. Alt kısmına geçmesi için kopya kağıdını (mümkünse açık renk olsun kumaşı boyamaması için) kumaşın altına koyun ve ruletle çizdiğiniz yerlerin üzerinden geçin. Altına çıkacaktır, teyel almanıza gerek kalmaz.
  •  Kumaştan 2 ,astardan da 2 olmak üzere aynı şekilde yapın. Şimdi elimizde 4 tane parçamız oldu.
  • Kumaşın iki parçasını düz yüzleri birbirlerine bakacak şekilde iğneleyin ve iki yanlarını ve altını teyelleyin. Makine dikişi yapın. Daha sonra astara da aynı işlemi yapın.
  • Çantanın alt kısımlarını teyelleyin ve makineye çekin. Düz yüzlerini çevirin ve köşeleri kalem yardımıyla düzeltin.
  • İki çantanın düz yüzleri birbirine bakacak şekilde geçirin.
  •  Askıların üst kısmını ve orta kısmından ters çevireceğiniz kadar bir kısım hariç diğer her yeri teyelleyin ve makineye çekin.
  • Açık bıraktığınız yerlerden ters çevirin .Kulpları için istediğiniz uzunlukta iki parça kumaş kesin ve ikiye katlayarak dikin. Ters çevirin ve ütü ile dikiş orta kısımda kalacak şekilde ütüleyin.
  • Çantanın kulplarının açık olan kısmından ütülediğiniz parçaları sokun ve dikin.
  • Açık olan ortada ki kısmı da dikin ve en iyi günler de kullanın. Daha ayrıntılı olarak vintage duygular blogundan yararlanabilirsiniz. Arkadaşımızın emeğine sağlık.

19 Haziran 2014 Perşembe

Çilekli Yağsız Pasta

Çok uzun bir aradan sonra yeniden merhaba.
Önce yaşanan olaylar beni çok etkiledi elim kolum kalkmadı yazmak için, sonrasın da bloğumda fotoğraflar yeniden kayboldu. Bir kez daha aynı olayı yaşayınca hem kırgınlık hem kızgınlık yaşadım. Araya da kızımın ameliyatı girince hiç imkânım olmadı.
Buraları ve sizleri özlemişim dilerim güzellikleri görmek ve paylaşmak kısmet olur. Planet mutfakta gördüğüm tatlıyla dönüş yapmak istedim ve bu yaz sıcakları için yine yağsız bir pasta tarifi paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
Pandispanya
  • 3 adet yumurta
  • 3 kahve fincanı un
  • 2 kahve fincanı toz şeker
  • 1 adet kabartma tozu
  • 1 adet vanilya
  • Bir tutam sevgi 
Kreması
  • 2,5 su bardağı süt,
  • 1 su bardağı un
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • Üzerine
  • 1/2 paket Krem şanti
  • 1/2 su bardağı süt 
Üzerine
  • 2 ya da 3 su bardağı soğuk süt
  • Çilek Ceviz Fındık
Yapılışı
  • Yumurtayı ve toz şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  • Elenmiş unu, kabartma tozunu ve vanilyayı ekleyin çırpın.
  • Uzun borcamı yağlayın  karışımı boşaltın.
  • Birkaç kere kalıbı masaya hafifçe yukarıdan bırakarak vurun içinde ki hava boşalsın.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Ortasına kürdan batırın kürdan temiz çıkıyorsa pişmiş demektir.
  • Kek pişerken bir tencereye unu, toz şekeri koyun harmanlayın.
  • Sütü ekleyin ve topakları gidene kadar karıştırın pürüzsüz olsun.
  • Ocağın altını yakın ve sürekli karıştırarak göz göz olana kadar pişirin.
  • Krem şantiyi soğuk sütle çırpın. Buzdolabında bekletin
  • Fırından çıkınca 2 ya da 3 su bardağı soğuk sütü kekin her tarafı ıslanacak şekilde dökün.

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Gün Kömürden Kara

Gün doğdu ama kapkara bir gün. Yeni bir güne giremedik dünden devam ettik. 
Soma da ki acı karşısında söylenecek ne çok şey var ama dikkat ettim de en çok bu zamanda bir şeyler söylemek anlamsız. Ne söylersem söyleyeyim ne dün, ne bugün yaşananları anlatacak, nede giden canlara yararı olacak.
Televizyonu izlemeye kalbim dayanmıyor ya oradaki aileler ne yapsın, babaları, oğulları artık hiç gelmeyecek. İhmali olanların nasıl uyuyabildiklerini merak ediyorum.
Sedyede taşınan işçinin çizmesini çıkartmak için uğraşmasını sanmıyorum ki ömrüm oldukça unutabileyim. Yüzleri kara ama alınları ak işçiler  ve 15 yaşında ki Kemal YILMAZ ,bizim de bu ölümde katkımız varsa affedin demek istiyorum.
Allah ölenlere rahmet etsin, ailelerine de sabır versin.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Diktiklerim


Sizlere yağmurlu ve serin bir Ankara dan merhaba diyorum. Yağmurun yağmasıyla çok mutluyum ama güneşi görmek istiyorum. Sanki hava tüm enerjimi alıyor. Elbette bundan da mutluluk bulmalı, susuz kalmayacağımızı bilmek bile değer.  Böyle havalar da iş güç kusura bakmasın beklesin diyorum ve yeni sevdam olan dikişe devam diyorum. Yaptıklarımdan bazılarını yayımlıyorum. Videolarından yararlandığım made'ye teşekkür ediyorum.

 Sevgili Elif’im baykuşlu kumaşı kestikten sonra kalan parçayı aldı ve bana bu güzel elbiseyi dikti. Bir kere daha teşekkür ederim.İyi ki varsın kuzummmm.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Yağsız Reçelli Yaş Pasta

Bilgisayarımın bozulması nedeniyle uzunca ara vermek zorunda kaldım. Bu arada annem
zatürre oldu ve onunla beraberdim, hiç bizi üzmeyen bir hastaydı ama oldukça uzun sürdü.
Çok şükür iyileşti ve yazlığa gönderdik. Yavaş yavaş evimle ilgilenmeye başlayacağım
erken sitemizin mantolaması başladı, gürültü, toz toprak.
Hayırlısı artık. Sağlık olsun da diğer her şey zamanla düzelir.
Bu arada ben de boş durmadım ve dikişlerle uğraştım. Diğer yazımda onlardan bahsetmek isterim.
Bu arada ezeli ve ebedi dostumuz Fenerbahçenin şampiyonluğunu kutluyorum.
Bu kadar uzun aradan sonra tatlı bir şeyle dönüş yapmak istedim. Yaş pasta tarifimi sizlerle
paylaşmak istiyorum.
Sevgiyle ve güzelliklerle geçen bir hafta diliyorum.

Malzemeler
  • 3 adet yumurta
  • 3 kahve fincanı un
  • 2 kahve fincanı toz şeker
  • 1 adet kabartma tozu
  • 1 adet vanilya
  • Bir tutam sevgi
Kreması
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • 1 su bardağı toz şeker
İçine
  • Ceviz
  • Çilek reçeli
  • Damla çikolata
Yapılışı
  • Yumurtayı ve toz şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  • Elenmiş unu, kabartma tozunu ve vanilyayı ekleyin çırpın.
  • Yağlı kağıt geçirilmiş kek kalıbına karışımı boşaltın. (İsterseniz kalıbınızı yağlayın un ya da toz şeker serpin.)
  • Birkaç kere kalıbı masaya hafifçe yukarıdan bırakarak vurun içinde ki hava boşalsın.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Ortasına kürdan batırın kürdan temiz çıkıyorsa pişmiş demektir.
  • Kek fırındayken süzme yoğurdu ve toz şekeri bir kaba alın ve krema kıvamına gelene kadar çırpın. Buzdolabında dinlendirin.
  • Kek ılıyınca ortadan ikiye ayırın ve hazırladığınız kremanın yarısını sürün.
  • Ceviz, fındık, reçel, damla çikolata istediğiniz şeyleri koyun ve ikinci katı kapatın.
  • Üzerine kalan kremayı dökün her tarafına sürün.
  • Yine üzerine istediğiniz tatları koyun.
  • Buzdolabında dinlendirin.
  • Afiyet olsun.

8 Mart 2014 Cumartesi

Kadınlar Günü ve Pudingli Kek


"Kocam bir mühendisti. Onunla sakin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sakin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…
Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sakinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.
İş ilişkiye gelince oldukça içli, hatta aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.
Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum. Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu. 'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.' Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hali ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!
Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?' Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu. 'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.' 'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hatta ölümüne mal olacak. Bunu benim için yapar mısın?' Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi. Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.
Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı. 'Sevgilim' diye başlıyordu, 'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.
'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmek için ellerime ihtiyacım var.'
'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.'
'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.' ın her ay ki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmek için avuçlarıma ihtiyacım var.'
'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikayeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.'
'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmek, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'
'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.'
Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu. Göz yaşlarım mektuba düşüyordu. 'Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lütfen kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.' Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi. Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.
Bu gerçek aşktı.
İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.
Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir.
Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.
Bu öykü her zaman beni çok etkilemiştir. Bu nedenle tam da bu günde paylaşmak istedim.
Çok severek yaptığım pudingli kekin tarifini paylaşırken tüm kadınların kadınlar  günü kutluyorum ve tüm kadınlarımızın şiddet görmeden, çocuk yaşta evlendirilmek zorunda kalmadan, eğitimden eşit şekilde yararlanmaları dileğiyle, sevgiyle kalın.

Malzemeler
  • 4 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 su bardağı un
  • Antep fıstıklı puding (toz halde)
  • Antep fıstığı
  • Çikolata parçaları
  • Kabartma tozu
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  •  Oda sıcaklığındaki yumurta ve toz şekeri krema haline gelene kadar çırpın.
  • Yoğurt ve sıvı yağı ekleyin, çırpın.
  • Toz halindeki pudingi ekleyin, çırpın.
  • Elenmiş un, kabartma tozunu harmanlayın ve yavaş yavaş ekleyerek çırpın.
  • Antep fıstığını ve rendelenmiş çikolatayı da ekleyin ve tahta kaşıkla karıştırın.
  • Yağlanmış un ya da toz şekeri serpilmiş kek kalıbına dökün ve bir kaç kere yukarıdan kaldırarak masaya çırparak havasını çıkartın.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Kürdanı ortasına batırın ve kürdan temiz çıkarsa pişmiş demektir.(İlk 30 dakika fırının kapağını hiç açmayın daha sonra kontrol edin)
  • Afiyet olsun. 

4 Mart 2014 Salı

Makine lastiğiyle (Makara Lastiğiyle) dikiş nasıl yapılır ve diktiklerim


Sanal alemin en güzel  yanı yeni dostlar edinmek, ben bu konuda çok şanslıyım. Sevgili Elif'im le işte tam bu dostluğu yakaladık. Ailemizin ferdi gibiyiz. İyi günde kötü günde birbirimizi aramak ve yan yana olmak bizi çok mutlu ediyor. Her buluşmaya heyecanla gidiyorum, onunla beraberliğimde kendimi yenilenmiş  ve bir sürü güzel şeyleri öğrenmiş buluyorum.
Son buluşmamızda da böyle oldu, keyifli alış verişler yaptık, keyifli sohbetler yaptık ve ben dikiş için bitmez tükenmez sorularımla onu bıktırsam da o her şeye sabırla cevap verdi. Aldığımız kumaşları kesti, ben de eve geldikten sonra onları zevkle diktim. Bir kere daha canım arkadaşıma teşekkür ediyorum.
İyi ki varsın yaşantım da.
Her zaman çocuklar da bayıldığım, makine lastiği ile dikişi yapabilmek için epey zorlandım ama telefonla Elif'im bana yetişti, makine lastiğini oldukça sıkı bir şekilde masuraya sardım ve yerine yerleştirdim. Dikiş dikerken kullandığım ayarda diktim. İnanılmaz zevkli bir dikiş. Sadece ben o kadar düzgün dikebileceğime güvebmediğim için karar verdiğim aralıklarda (1 cm. den daha az) çizgiler çizdim ve onun üzerinden diktim. Bu kadar kolaymış ama ben gözümde çok büyütmüşüm. Boşa dememişler  bir bilene sor diye.
Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle.

28 Şubat 2014 Cuma

Fıstıklı Koko & Puf Kurabiye

Yine hızla geçen bir haftanın sonuna geldik, Şubatı da bitirmiş olduk, artık bahar kapımızda mutlu olmak için çok nedenimiz var.
Hafta sonunuzun mutlu, huzurla geçmesini dilerken ,Fıstıklı Koko ve Puf Kurabiye tariflerini paylaşmak istiyorum. Bu güzel tarifleri aldığım semaver1 ve umutsepetim blog arkadaşlarıma teşekkür ediyorum .
Fıstıklık Koko ( semaver1 )
Malzemeler
  • 3 yumurta akı
  • 200 gr. toz şeker
  • 160 gr. hindistancevizi
  • 220 gr. antep fıstığı (toz)
  • Bir tutam sevgi
  • Üzerine
  • İstenirse pudra şekeri
Yapılışı
  • Yumurta akı ve toz şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  • Hindistancevizi ve toz fıstığı ekleyin karıştırın.
  • Hamuru rulo haline getirin.Streçe sarın. Buzdolabında bekletin.
  • Dinlenmiş ruloyu istediğiniz kalınlıkta kesin ve yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklarla dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede 10 - 12 dakika pişirin.
  • Fırından çıkınca pudra şekeri serpin.
  • Afiyet olsun. 

Puf Kurabiye ( umutsepetim )
Malzemeler
  • 1 paket krem şanti
  • 1 su bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı pudra şekeri
  • 3 su bardağı hindistancevizi
  • Renkli şekerlemeler
  • İstenirse bisküvi
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Krem şantiyi sütle iyice çırpın. Krema kıvamına gelince pudra şekerini ekleyin ve karıştırın.
  • Ele yapışmayan bir kıvam a gelene kadar yavaş yavaş hindistan cevizini  ekleyin., çırpın.
  • Karışıman istediğiniz büyüklükte parçalar koparın ve yuvarlayın.
  • İsterseniz arzu ettiğiniz bir bisküvinin üzerine ekleyin ve üzerine renkli şekerler serpin.Ben sadece yuvarlayıp bu şekilde sundum.
  • Afiyet olsun.

24 Şubat 2014 Pazartesi

Patatesli Börek

Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
"Kimsin?"
"Hiç" demiş Hoca, "Hiç kimseyim."
...Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
"Sen kimsin?"
"Mutasarrıf" demiş adam kabara kabara.
"Sonra ne olacaksın?" diye sormuş Nasreddin Hoca.
"Herhalde vali olurum" diye cevaplamış adam.
"Daha sonra?" diye üstelemiş Hoca.
"Vezir" demiş adam.
"Daha daha sonra ne olacaksın?"
"Bir ihtimal sadrazam olabilirim."
"Peki, ondan sonra?"
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:
"Hiç."
"Daha niye kabarıyorsun be adam. Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:
"Hiçlik makamında!"

İnsanın kendisini bilmesi ve alçak gönüllük gibisi yoktur diye düşünüyorum. Yağmurun bereketiyle başlayan haftamızın güzelliklerle, bereketle ve neşeyle geçmesini dilerken patates böreği tarifi paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 3 - 4 adet yufka
  • 3 - 4 adet patates (haşlanmış)
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1/2 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 adet soğan
  • Tuz
  • Karabiber
  • Bir tutam sevgi
Sosu
  • 1,5 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağından biraz fazla sıvıyağ
  • 1 adet yumurta
  • Üzerine
  • 1 adet yumurta sarısı
  • susam
  • Çörek otu
Yapılışı
  • Patatesleri haşlayın ve rendeleyin.
  • Sıvıyağda yemeklik doğranmış soğanı kavurun.
  • Salçaları ekleyin kavurun.
  • Patatesleri ekleyin , tuz ve karabiberi ekleyin iyice kavurun.
  • Sosu hazırlamak için süt, sıvıyağ ve yumurtayı ayrı bir kapta iyice çırpın. Birinci yufkayı alın ve ikiye bölün.
  • Hazırlanan sosu yumurta fırçasıyla yufkanın her tarafına sürün.
  • Patatesli harçtan yufkanın uzun kenarına koyun ve çok sıkı olmayacak şekilde sarın Yağlanmış ya da fırın kağıdı serilmiş yuvarlak tepsiye (ben borcamın yuvarlağını kullanıyorum) ortasından başlayarak uzun çubuk halinde olan yufkayı bir kenarından tutarak kendi etrafında döndürerek sarın(gül böreği gibi)
  • Tepsinizin alacağı kadar yuf
  • kayı aynı işlemleri yaparak bitirin.
  • Kalan sosu fırçayla yufkaların üzerine sürün. Buzdolabında en az bir iki saat dinlendirin.
  • Pişireceğiniz zaman üzerine
  • yumurta sarısı sürün. Susam ya da çörek otu serpin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

17 Şubat 2014 Pazartesi

İzmir Köfte


Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış...
Büyüğü Halil... Küçüğü ise İbrahim...
Halil; evli, çocuklu. İbrahim ise bekarmış...
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...
Ne mahsul çıkarsa, ikiye pay ederlermiş... Bununla geçinip giderlermiş...
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar... İş kalmış taşımaya...
Halil, bir teklif yapmış :
- İbrahim! Kardeşim, ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
- Peki abi demiş İbrahim...
Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... O gidince, düşünmüş İbrahim:
- Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine. Böyle demiş ve kendi payından bir miktar atmış onunkine...
Az sonra Halil çıkagelmiş.
- Haydi İbrahim, önce sen doldur da taşı ambara demiş
- Peki abi..!
İbrahim, kendi payından bir çuval doldurup düşmüş yola...
O gidince, Halil'i düşünmüş: Demiş ki:
- Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek. Böyle düşünerek, Kendi payından atmış onunkine birkaç kürek...
Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atmış diğerine.
Bu, böyle sürüp gitmiş...
Ama birbirlerinden habersizlermiş.
Nihayet akşam olmuş. Karanlık basmış.
Görmüşler ki, bitmiyor buğdaylar.
Hatta azalmıyor bile...
Hak Teala bu hali çok beğenmiş.
Buğdaylarına bir bereket vermiş, bir bereket vermiş ki...
Günlerce taşımış iki kardeş, bitirememişler.
Şaşmışlar bu işe...
Aksine çoğalmış buğdayları.
Dolmuş taşmış ambarları.

Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir. Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir...
Haftaya başlarken güneş içimizi ısıtırken böyle güzel bir öykü de kalbimizi ısıtsın istedim.

İzmir köfte tarifini paylaşırken haftanızın güzellikler için de geçmesi dileğiyle,sevgiyle kalın.

Malzemeler
  • 1/2 kg. orta yağlı kıyma
  • 1 adet yumurta
  • 1 adet soğan
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1 su bardağı kurutulmuş rendelenmiş ekmek içi ya da galeta unu
  • 1 - 2 yemek kaşığı süt (ben tüm köftelerime koyarım)
  • Tuz
  • Karabiber
  • Kimyon (arzuya bağlı)
  • 4 adet patates
  • 3 adet sivri biber
  • 2 adet domates
  • Bir tutam sevgi
Üzerine
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1/2 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 - 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • Karabiber
  • Kırmızı pul biber
  • Kekik
  • 1 su bardağı ılık su
Yapılışı
  • Maydanozu ince şekilde kıyın. Soğanı rendeleyin.
  •  Soğan rendesi, maydanoz, yumurta, ekmek içi, süt , baharatlar  ve kıymayı bir karıştırma kabına
  • alın, iyice  yoğurun.
  • Harçtan istediğiniz büyüklükte koparın ve yuvarlayın.Ben bir gün önceden yapıp dolapta
  • bekletiyorum.
  • Patatesleri istediğiniz şekilde doğrayın .
  • Domatesleri patatesler gibi kalın dilimler halinde doğrayın. Biberlerin çekirdeklerini çıkarın ve
  • uzun uzun dilimleyin.
  • Pişirme  tepsisini yağlayın. Bir patatesi bir köfte olacak şekilde tepsiye dizin.
  • Üzerine ve aralarına domates ve biberleri serpiştirin.
  • Ayrı bir kapta salçaları , sıvıyağını, karabiberi ve sıcak suyu karıştırın.
  • Hazırladığınız sosu köfte ve patateslerin üzerine dökün.
  • 190 - 200 derecede 35 - 45 dakika arası pişirin. (Her fırın ayrıcalık gösterecektir.)
  • Afiyet olsun.