11 Şubat 2013 Pazartesi

Sirkeli tuzlu kurabiye

Bir zamanlar bitişik çiftliklerde yaşayan iki erkek kardeş varmış ve bunlar bir gün anlaşmazlığa düşmüş. Bu, makinelerden emek gücüne ve mala kadar her şeyi hiç aksatmadan paylaşan yan yana iki çiftliğin 40 yıldan bu yana ilk ciddi ayrılmalarıymış. Böylece, o uzun yıllar süren işbirliği de parçalanmış. Önceleri küçük bir yanlış anlama ile başlayan anlaşmazlık giderek büyük bir uçuruma dönüşmüş ve en sonunda da yerini, karşılıklı sarf edilen nahoş sözcüklerin ardından, haftalar süren sessizliğe bırakmış. Bir sabah John'un kapısı çalınmış. Kapıyı açınca karşısında elinde marangoz çantasıyla duran bir adam görmüş.
"Ben birkaç günlük bir iş arıyorum " demiş adam. Belki bana verecek ufak tefek bazı işleriniz vardır. Acaba size yardımcı olabilir miyim?"
"Evet," demiş büyük kardeş. "Sana göre bir işim var. şu derenin karşısındaki çiftlige bir bak. Oradaki benim komşum, daha doğrusu orada oturan benim erkek kardeşim. Geçen hafta aramızda bir otlak vardı, ama o buldozeriyle ırmak bendi yaptı ve şimdi aramızda bir dere var. Bunu bana acı vermek için yapmış olabilir, ama şimdi ben ondan daha iyisini yapacağım. Ahırın yanında yatan şu kütükleri görüyor musun? Senden bana bir çit yapmanı - 2,5 metrelik bir çit yapmanı istiyorum - ki onun yerini bir daha görmek zorunda kalmayayım. Ne yaparsan yap, şunu hallet."

Marangoz "Sanırım durumu anladım. Bana çivilerin ve çukur açıcının yerini göster ki beğenebileceğin bir iş çıkarayım." demiş. Büyük kardeşin öteberi almak için kasabaya gitmesi gerekiyormuş; bu yüzden marangozun malzemelerini hazırlamasına yardım ettikten sonra akşam dönmek üzere ayrılmış. Marangoz bütün gün boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sıkı bir şekilde çalışmış. Güneşin batmasına yakın çiftçi geri döndüğünde marangoz da işini ancak bitirebilmiş. Çiftçinin gözleri fal taşı gibi açılıp ağzı açık kalmış. Ortada çit falan yokmuş. Derenin bir yakasından öbür yakasına uzanan bir köprü varmış! Korkulukları ve diğer ayrıntılarıyla tam bir usta işi köprü, ve köprüye doğru, kollarını iki yanına açmış bir halde ilerleyen komşusu, yani, küçük kardeşi varmış.

"Onca yaptığıma ve söylediğim sözlere karşın yine de bu köprüyü yaparak nasıl iyi bir insan olduğunu gösterdin" demiş kardeşi. İki kardeş köprünün karşılıklı iki ucunda duruyorlarmış ve daha sonra köprünün ortasında kucaklaşmışlar. Geri döndüklerinde alet çantasını sırtlamakta olan marangozu görmüşler.

"Dur, bekle! Birkaç gün daha kal. Sana vermek istediğim bir sürü proje daha var," demiş büyük kardeş. "Kalmak isterdim," demiş marangoz, "ama daha yapmam gereken bir sürü köprü var."

Tüm dostlukların hiç bitmemesi dileğiyle, güzel bir hafta diliyorum.
Sirkeli tuzlu kurabiye tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 100 gr. margarin
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1/2 çay bardağı sirke
  • 5 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurta (sarısını ayırın)
  • 1 adet kabartma tozu
  • Alabildiğince un
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Margarini, sıvıyağı, sirkeyi, toz şekeri, tuzu, yumurta akını  yoğurma kabında iyice yoğurun.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyin, yoğurun.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın.Uzun şeritler yapın ve ortasından tutarak çevirin. Ya da  istediğiniz şekiller verin.
  • Üzerine yumurta sarısı sürün.Çörekotu ya da susam serpin.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

6 Şubat 2013 Çarşamba

Şapka ve battaniye modeli


Tatili geçirmek üzere İstanbul'dan misafirlerimiz geldi ve  tüm aile tatlı bir koşuşturma yaşıyoruz. 
Sayelerinde tüm akrabalar sık sık bir araya gelip eski günleri yad edip, bol bol anılarda gezindik.
Konuk ağırlamanın en güzel yanı tüm sevdiklerinle beraber olup, sevgiye doymak.

Kızım tatile gelince , şapka sevdalısı olarak bol bol şapka ördürttü. Bunlardan iki tanesini ve ördüğüm battaniyeyi sizlerle paylaşmak istedim.
Tüm güzelliklerin sizleri bulması dileğiyle,
Sevgiyle kalın.

1 Şubat 2013 Cuma

Ispanaklı Börek



"Neyin  "güzel "olduğunu öğretirseniz,
geri kalan her şeyin" çirkin" olduğunu çıkarımsalar.
Zoru zor, basiti,"basit" olarak nitelendirin,
Birine olumlu diğerine olumsuz anlam yüklemeden, 
özgüveni öğrenirler.
Sonuçlara "sonuç" deyin,
gerisini "başarı",
berikini "başarısızlık"
olarak değerlendirmeden,
korkmadan yaşamayı öğrenirler.
Doğuma "doğum",
Ölüme "ölüm" deyin,
Birine "iyi",
Diğerine "kötü" tınısı vermeden,
Çocuklarınız hayatı öğrenir.
Bugün durumlardan,
kişilerden nasıl söz ettiklerine dikkat edin.
"Çok kötü"
"Amma aptal ya"
Düzeltmeyin.
Kimden, nereden öğrendiklerini düşünün,
Zaman, yeni bir derse başlama zamanı.

Sözcükler, yaşamın kendisi olmasa da,çocuklarınız söylediklerinizi farklı algılayıp,farklı kanılara varsa da yaşama dair konuşabilirsiniz onlarla. Tanrısallıktan bahsedemeseniz de bu Gerçekliğin her saniye,milyonlarca farklı şekilde kendini var edişini paylaşabilirsiniz.
Bu gerçeklik her şeyin kaynağı olduğundan, gözlemlenebilen,gözle görülmeyene ışık tutacaktır.

Nasihat etme dürtünüzü onların dinlemeye hazır olma durumuyla karıştırmayın.
Söz gümüşse, sükut altındır.
Yaşamın sıradan mucizelerinde gizli derin hazzı hissederek öğretin coşkuyu.
Birlikte yürüyün hayatın karanlık bilinmezlerinde.
Toleransın kapılarını aralayın ki, karanlıkta korkacak bir şey olmadığını öğrensinler.

Sakin bir yürüyüşe çıkın.
Gözünüze takılan her şeyi gösterin çocuğunuza
Onun dikkatini çeken şeylere bakın.
Hayati önemde dersler aramayın.
Sadece farkına varın olup bitenin.
Dersler kendini öğretir. "   William Martin

Cumanın tüm güzelliğinin hepimizi bulması ve hafta sonumuzun neşeli,huzurlu geçmesi dileğiyle.Artık patatesli tariflere ara verip ıspanaklı börek tarifini paylaşmak istiyorum. 

Malzemeler,
  • 1 kilo yufka
  • 1 su bardağı süt
  • 2 adet yumurta
  • 1 su bardağı sıvıyağı
  • 1 şişe soda
  • Bir tutam sevgi 
İçi 
  • 1/2 kilo ıspanak
  • 2 adet kuru soğan
  • 150 - 200 gr. kıyma. 
Yapılışı 
  • Soğanları ince doğrayın ve sıvıyağda kavurun. Kıymayı ekleyin ve kavurun.
  • Temizlenmiş yıkanmış ıspanakları ince doğrayın ve karışıma ekleyin. Az kavurun ve kapatın.
  • Süt ve sıvıyağı iyice birbirine yedirin. Sodayı da ekleyin, çırpın.
  • Yağlanmış ya da yağlıkağıt serilmiş fırın tepsisine birinci yufkayı serin.
  • 2. ve 3. yufkayı da büzdürerek serin.
  • Ortasına hazırladığın içi döşeyin.
  • Diğer iki yufkayı da tek tek üzerine büzüştürerek koyun.
  • Son yufkayı isterseniz tamamen kapatıp, altına doğru da verebilirsiniz.Ya da onu da
  • büzüştürün.
  • Üzerine hazırladığınız sıvıyağlı karışımı her tarafına gelecek şekilde dökün.
  • Biraz bekleyin dilimleyin. İyice içine çekince çırpılmış yumurtayı üzerine sürün.
  • Bir gün buzdolabında bekletin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

29 Ocak 2013 Salı

Patates Tava ve Sarımsaklı , Kekikli Patates Salatası

Patates Tava
Yeni bir haftaya merhaba derken, yaşamımdaki ilginçlikler devam etmekte. Bu seferde hotmaill şifrem ele geçirilmiş ve benim adıma mesajlar gönderilmiş. Eşime de gelince fark etti,  biraz da onun için uğraştı. Anlayacağınız eşime bu aralar gereksiz uğraşlar  bulmaktayım. Ama tabii canım ben seni düşünüyorum emekliliğinde sıkılmaman için diyorum. Şunu anlayamıyorum hotmailimi kıranların eline ne geçti? Nasıl bir mutluluğa ulaştı?Sonuçta artık hotmail değil, gmail kullanacağım.
Patatesli tariflere iki tarif daha eklemek istiyorum.
Hepinize sevgiler ve güzel bir hafta diliyorum.

Patates tava
Malzemeler
  • 3 - 4 adet haşlanmış patates
  • 1 çay bardağı kaşar rendesi
  •  2  yemek kaşığı margarin ya da tereyağı
  • Tuz
  • Karabiber
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Haşlanmış patatesleri ezin ya da rendeleyin.
  • Sıcakken  içine tereyağını, rendelenmiş kaşarı, tuz ve karabiberi ekleyin ve yoğurun.
  • Sıvıyağla yağlanmış tavaya patates karışımı boşaltın ve kaşıkla yavaşça bastırark düzeltin.
  • Orta ateşte önce altını kızartın.
  • Daha sonra ters çevirerek üstünü de kızartın.
  • Afiyet olsun.

Sarımsaklı ve kekikli patates salatası
Malzemeler
  • 500 gr. Taze patates
  • 1 diş sarımsak
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • ¼ demet maydanoz
  • Taze kekik
  • Tuz, karabiber
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Patatesleri haşlayın ve soğuyunca dilimleyin.
  • Zeytinyağını tavada ısıtıp sarımsağı rendeleyin ve kavurun.
  • İnce doğranmış maydanoz ve kekiği de ilave edin, tuz, karabiber ile tatlandırın.
  • Patatesleri ilave ederek harmanlayın.
  • Afiyet olsun.

25 Ocak 2013 Cuma

Fırında Ispanaklı Patates Cipsi

Bir kaç gündür gözüm bana oyunlar oynuyor. Önce gözümün önünde uçuşan yuvarlaklar oluştu. Ben tansiyon problemim var zannederken, bir kaç gün sonra gözümün önünde şimşekler çakmaya başladı ve saç yumağı  oluştu. Bunu gerçek sanıp bir müddet almak için uğraş verdim ama beceremeyince eşime sordum. Sonra da anladım ki gözüm bana oyun oynuyor. Doktoruma gidince de gözümün arkasındaki sıvıda sertleşme olmuş. Retina tabakam yırtılma tehlikesiyle karşı karşıyaymış.Şimdilik sınırdaymış, gözümdeki şimşek çakmaları art arta sürekli olmaya başlarsa hemen gideceğim lazer ya da ameliyat yapacaklar. Dilerim gözüm kendi kendine bunu aşmayı başarır. Artık saç yumağıyla yaşamaya alışmak zorundayım. Buna da şükür diyorum.

Güzel cumanın bereketinin hepimizin üzerinde olması dileğiyle, tarifini sevgili GiSi'den aldığım Fırında Ispanaklı Patates Cipsini sizlerle paylaşıyorum.Arkadaşıma teşekkür ediyorum. Çok lezzetli bir tarif. Asıl şeklini blogunu ziyaret ederek görebilirsiniz

Malzemeler
  • 3 - 4 adet haşlanmış patates
  • 6 - 7 dal ıspanak
  • 1/2 su bardağı kaşar rendesi
  • 1,5 çay kaşığı tereyağı ya da margarin
  • Pul biber
  • Karabiber
  • Tuz
  • Kuru fesleğen (ben kullanmadım)
  • Bir tutam sevgi
Dip sosu
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 tatlı kaşığı mayonez
  • 1 tatlı kaşığı nane
Yapılışı
  • Haşlanmış patatesleri ezin.
  • Ispanakları incecik doğrayın .
  • Patatesleri, ıspanağı, tereyağını ve baharatları ekleyin hepsini birbirine iyice yoğurun.
  • Krema torbasına doldurun ( ya da benim başaramadığım gibi elinizle yapın) yağlı kağıt konulmuş  fırın tepsisine aralıklarla harcı sıkın.
  • Patateslerin yoğunluğuna kendiniz karar verin. Kalın olmasını isterseniz ona göre koyun.
  • Önceden ısıtılmış fırında üzerleri hafifçe kızarana kadar pişirin.
  • Arzunuza göre dip sosla ya da  sade olarak yiyin.
  • Afiyet olsun.

23 Ocak 2013 Çarşamba

Patatesli Salatalar

Bu güzel günden hepinize sevgiler. Kandiliniz kutlu olsun. Dilerim edilen tüm dualar kabul olsun. Dualarda birbirimizi unutmamak dileğiyle.Patates hepimizin çok sevdiği bir tat bence. Hemen hemen aynı malzemelerle bir çok güzelliğe imza atan patates sofralarımızı da süslemek, neşe katmak için birebir. Bunlardan hazırladığım bir kaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Renkli Patates Salatası
Malzemeler
  • 5 - 6 adet haşlanmış patates
  • Tereyağı ya da margarin ya da sıvıyağ
  • Kaşar peyniri rendesi
  • 2 adet havuç
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1/2 demet dereotu
  • Bir tutam sevgi
Yapılışı
  • Haşlanmış patatesleri iyice ezin.
  • Sıcakken margarini, tuzu ve kaşar rendesini ekleyin ve yoğurun.(Sıcak olmasına dikkat edin, yağın hemen erimesi için)
  • Rendelenmiş havuçları sıvıyağda yumuşayana kadar kavurun.
  • Maydanoz ve dereotunu incecik kıyın.
  • Patatesi üçe ayırın.
  • Birincinin içine havuçlu karışımı koyun ve iyice karıştırın. Birbirine yedirin.
  • İkincinin içine ince doğranmış maydanoz ve dereotunu ekleyin, birbirine iyice yedirin.
  • Üçüncü olarak sadece patatese karabiber ekleyin ve harmanlayın.
  • Sırasını sizin belirleyeceğiniz şeklide streç geçirilmiş kalıbınıza koyun.
  • Havuçları suda haşlayın, kalıplarla şekiller çıkarın ve ters çevirdikten sonra süsleyin.
  • Arzuya göre yoğurtla da servis yapabilirsiniz.
  • Afiyet olsun.


Civcivli Patatesler
Malzemeler
  • 3 adet  patates
  • Tuz
  • Karabiber
  • 1 - 2  yemek  kaşığı sıvıyağ  ya da tereyağı, margarin
  • Havuç
  • Çörekotu
  • Dereotu
  • Bir kaç zeytin
  • Bir tutam sevg
Yapılışı
  • Haşlanmış patatesleri ezin. İçine tuz, karabiber ve sıvıyağı ekleyin. Yoğurun.
  • Patatesten ceviz büyüklüğünde parçalar koparın ve civcivin gövdesi olacak şekilde yuvarlayın.
  • Daha küçük parça alın kafasını oluşturmak için  yuvarlayın.
  • Kafasını gövdeye oturtun.
  • Havuçtan  gaga yapmak için küçük ince parçalar doğrayın ve yerleştirin.
  • İsterseniz zeytini küçücük doğrayıp gözünü oluşturun. İsterseniz çörek otuyla yapın.
  • İnce doğranmış dereotunu kafasına saç şeklinde koyun. Ya da kırmız biber serpin.
  • Afiyet olsun.

Patates Yatağında Yoğurt
Malzemeler
  • 3 - 4 adet haşlanmış patates
  • 1 - 2 yemek kaşığı sıvıyağ ya da tereyağı, margarin
  • Tuz
  • Karabiber
  • Bir tutam sevgi
İçine
  • Yoğurt
  • Mayonez(arzuya göre)
Yapılışı
  • Haşlanmış patatesleri ezin,sıvıyağ, tuz ve karabiberi ekleyin. Yoğurun.
  • Ceviz büyüklüğünde parçalar alın. Silikon mini kek kalıplarına bastırın.
  • Biraz bekledikten sonra ortasını yavaş hareketlerle boşaltın.
  • Yoğurt ve mayonez karışımını ortasına koyun.
  • Afiyet olsun.

21 Ocak 2013 Pazartesi

Susam Mantolu Poğaça

Hindistan'da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış.Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulasan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmis. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısınıyerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.
İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. "Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum."
"Neden?..." diye sormuş sucu. "Niye utanç duyuyorsun?..."
Kova cevap vermiş. "Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için tasıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun."
Sucu söyle demiş. "Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum."
Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısınıkaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş.
Sucu kovaya sormuş.
"Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?... Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yasayamayacaktı."

Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarımızdan korkmayalım. Onlarısahiplenelim. Kusurlarımızda gerçek gücümüzü bulduğumuzu bilirsek eğer, biz de güzelliklere sebep olabiliriz.


Tarifini sevgili Oktay usta dan aldığım susam mantolu poğaça tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler
  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 100 gr. margarin
  • 3 - 3,5 su bardağı un
  • 1 paket kuru maya
  • Tuz
  • Ilık su
  • Bir tutam sevgi
İç harcı için
  • Beyaz peynir
  • Zeytin
Mantosu
  • Pekmez
  • Susam
Yapılışı
  • Unu kabınıza alın. Mayayı içine döküp harmanlayın.
  • Sütü, yumuşak margarini, sıvıyağını,tuzu, yumurtayı ekleyip yoğurun.
  • Azar azar ılık su ekleyerek hamur kendini toplayana kadar yoğurun.
  • İç harcı için beyaz peyniri ezin, zeytininde çekirdeklerini çıkarın, doğrayın ve ikisini harmanlayın.
  • Hamurdan bezeler yuvarlayın ve ortasından elinizle bastırarak genişletin. Ortasına peynirli karışımdan koyun ve kapatın. Tekrar yuvarlayın içindeki karışım çıkmasın.
  • Pekmez ve susamı ayrı ayrı tabaklara alın.
  • Yaptığınız hamuru önce pekmeze batırın fazlasınıelinizle sıyırın ve susama batırın, her tarafa gelmesini sağlayın.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin. Bıçak yardımıyla üzerlerine çentik atın.
  • Tepside 15 dakika mayalandırın.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.

16 Ocak 2013 Çarşamba

Portakallı Pasta

Blogumda yaşadığım şanssızlığım için önerileriniz ve güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
Fotoğrafların yarısı tamamlandı diğer yarısı da dilerim on beş güne kadar biter
Bu arada kuzum ara tatil için geldi çok şükür.  Dilerim uzakta olan tüm arkadaşlarımın kuzuları da sağlıkla gelirler.

Portakallı pasta tarifimi sizlere sunmak istiyorum.

Malzemeler
  • 4 adet yumurta
  • 4 kahve fincanı toz şeker
  • 4 kahve fincanı un
  • 1 limonun suyu ve üzerine 1 kahve fincanını dolduracak kadar su
  • 1 adet kabartma tozu
  • Limon kabuğu rendesi
  • Bir tutam sevg
Kreması
  • ½ lt. süt
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 adet vanilya
  • 1 portakalın suyu
  • Portakal kabuğu rendesi
Portakal sosu
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 2 su bardağı portakal suyu
  • 1 yemek kaşığı mısır nişastası
  • Portakal kabuğu rendesi
  • 1 paket krem şanti
  • 1/3 su bardağı süt
Aralarını ıslatmak için
  • Portakal suyu
  • Toz şeker
Üzerine
  • Bolca Hindistan cevizi
 Yapılışı
  • Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  • Suyla karıştırılmış limon suyunu ve limon kabuğu rendesini ekleyin, çırpın.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyin, çırpın.
  • Yağlanmış şeker ya da un serpilmiş kalıba boşaltın.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Kürdanı tam ortasına batırın ve kürdan temiz çıkıyorsa pişmiş demektir.   
  • Kremşantiyi sütle çırpın ve soğutun.
  • Krema için süt, toz şeker, nişastayı muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.
  • Altını kapatınca vanilyayı  ve kremşantiyi ekleyin çırpın.
  • Portakal sosu için, şeker, portakal suyu, nişastayı ve portakal rendesini ekleyin ve pişirin.
  • Keki ortadan ikiye bölün. İlk katını servis tabağına alın, portakallı şekerli suyla ıslatın.
  • Kremalı karışımın yarısını kekin üzerine sürün ve kekin ikinci katını kapatın.
  • Kalan karışımı üstüne sürün.
  • Buzdolabında bir gece  bekletin.
  • Servis yaparken  bolca Hindistan cevizini ve portakal sosu dökün.
  • Afiyet olsun.

11 Ocak 2013 Cuma

Islak Kurabiye

Son postumu yayımlamak için blogumu açtığımda bir sürprizle karşılaştım.Bildiğim şekilde post yayımlamama izin vermiyordu. Bir kaç şık açmış, web picassa ve URL gibi. Ben bu konulardan hiç anlamadığım için her zaman ki gibi eşime baş vurdum. O da picassadan yayımladı. Ertesi gün blogumu açınca son postumdan başka tüm fotoğrafların yerinde yeller estiğini ve garip şekiller olduğunu gördüm.İlk şoku atlatınca eşim geceden beri uğraştığını ama başaramadığını söyledi.Bütün gece bloger sorunlarını çözen bir birimle yazışmış ama çözememiş ve tüm gece uyumamış. O an   bu işten vazgeçmek istedim.( Bir kere de blogumu kurbağalar basmıştı.) Sevgili Elif'imi aradım ve bir sürede onu meşgul ettim. Sonunda eşim, arşivlediğim fotoğrafların URL'sini teker teker alarak yapıştırmaya başladı. Bir haftada ancak 100 tanesini tamamladı. 400 tanesine de kaç gün uğraşacağını siz düşünün.Üstelik üst bilginin olduğu yer henüz düzeltilemedi. Bu da beni çok üzüyor.

Buradan eşime ve sevgili Elif'ime teşekkür ediyorum. Bu hayal kırıklığıyla onlar olmasa ben yeniden yazamayacaktım.O kadar emek boşa gidecekti. Bir kere daha anladım ki teknolojiyi bilmek gerekli.

Islak kurabiye tarifimi sizlerle paylaşırken hepinize mutlu hafta sonları dilerim.

 Malzemeler
  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 100gr. Yumuşak margarin.
  • 1 paket kabartma tozu
  • 25 gr. Kakao
  • 3 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
 Şerbeti
  • 3 çay bardağı toz şeker
  • 3 çay bardağı su
 Üzerine
  • Hindistancevizi
 Yapılışı
  • Margarini, sıvıyağı, toz şekeri, yumurtayı yoğurma kabına alın ve iyice yoğurun.
  • Elenmiş unu, kabartma tozunu ve kakaoyu ekleyin, iyice yoğurun.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler alın ve yuvarlayın.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Toz şeker ve suyu bir tencereye alın  ve şerbet hafifçe koyulaşana kadar kaynatın.
  • Kaynayan şerbeti 1 saat buzdolabında dinlendirin.
  • Fırından çıkan sıcak kurabiyeleri şerbete batırın
  •  Servis tepsisine dizin.
  • Üzerlerine Hindistan cevizi serpin.
  • Afiyet olsun.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Simit

 "Arjantinli ünlü golfçu Robert Vincenzo yine bir ödül kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş. Ardından klubüne uğramış, eşyalarını toplayıp otoparktaki arabasının yanına doğru yürümüş.O sırada yanına bir kadın yaklaşmış. Vincenzo'yu kutladıktan sonra ona küçük bir bebeğini olduğunu, bebeğin çok hastalandığını ve hastane masraflarını karşılayamadığını onun her gün biraz daha ölüme yaklaştığını anlatmış, bir çırpıda.
Kadının anlattıkları Vincenzo'yu çok etkilemiş.Hemen çek defterini çıkarmış ve turnuvadan kazandığı paranın bir bölümünü yazıp imzalamış. Çeki kadına uzatmış. O sırada kadına "umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın" demiş.
Ertesi hafta Vincenzo klupte öğle yemeğini yerken Golf Derneği'nin bir üyesi yanına yaklaşmış ve "otoparktaki çocuklar, geçen hafta siz turnuvayı kazandığınız gün bir kadının yanınıza yaklaştığını ve sizinle konuştuğunu söylediler" demiş.
"Evet" demiş Vincenzo, "bunun nesi garip?".
"Garip değil tabi ki" demiş adam," ama size bir haberim var o kadın bir sahtekarmış. Sizin gibi zengin kişilere yaklaşıp hasta bir bebeği olduğunu söyleyip para koparırmış. Korkarım sizden de koparmış."
Vincenzo şaşkınlıkla " yani ölümü beklenen bir bebek yok mu?" demiş.
"Yok" demiş adam.
"İşte bu hafta duyduğum en iyi haber" demiş Vincenzo.
İşte buna bakış açısı farkı diyoruz. Kimi parasını kaybettiğine üzülür ama kimi de Vincenzo gibi ölümü bekleyen bir bebek olmamasına sevinir.
Aynı pencereden dışarı bakan iki kişiden biri sokaktaki çamuru, diğeri gökyüzündeki yıldızları görebilir.
Seçim bizlere aittir."

Dilerim bizler de  gökyüzündeki yıldızları görenlerden olabiliriz her şeye rağmen..

Dostum, arkadaşım demekten gurur duyduğum Elif'in terazisi nden aldığım simit tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu güzel tarif için Elif'ime çoook teşekkür ederim.

Malzemeler
  • 250 gr yumuşak tereyağı(Ben margarin kullandım)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1/2 çay bardağına yakın elma sirkesi
  • 1/2 çay bardağı soğuk su
  • 1 adet yumurta(sarısını ayırın)     
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı mahlep(ben kullanmadım)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 4 - 4,5 su bardağı un
  • Bir tutam sevgi
Sos
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 yemek kaşığı pekmez
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 bardak su
Üzerine
  • Bolca susam
Yapılışı
  • Yumuşak margarini, sıvıyağını, suyu, sirkeyi, toz şekeri, yumurtayı iyice harmanlayın.
  • Elenmiş un ve kabartma tozunu azar azar ekleyerek hamuru yoğurun.
  • Hamuru en az bir saat buzdolabında bekletin.
  • Dışına sürülecek sosu yapmak için, pekmez, un, yumurta sarısınıbirbirlerine iyice harmanlayıp, suyunu da ekleyin ve iyice çırpın.
  • Dinlenen hamuru yeniden yoğurun havası çıksın. İstediğiniz büyüklükte parçalar koparın, şekil verin.
  • Hazırladığınız sosa batırın elinizle fazlasını süzdürün ve susama batırın.
  • Yağlı kağıt konulmuş tepsiye dizin.
  • Önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  • Afiyet olsun.